Turkish-English translations for ilk:

first · initiative, initial · early · opening · top · original · the very first · beginning · Prime · preliminary · premier · former · primary · elementary · maiden · proto- · other translations

ilk first

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

ama senin baban benim ilk ve tek gerçek aşkımdı.

but your father was my first and only true love

İlk önce bir şey yapmam gerek.

I need to do something first.

Click to see more example sentences
ilk initiative, initial

İlk içişleri sorgusu, Charles Crews ile dedektif, LAPD.

Initial internal affairs inquiry with charles crews, detective, lapd.

İlk buraya ve buraya.

And initial here and here.

İlk test ne olmalı, Dr Reid?

What is the initial test, Dr Reid?

Click to see more example sentences
ilk early

Hâlâ erken ama aklıma ilk bu geldi.

It's still early. It's just a first idea.

İlk pap smear testi için biraz erken.

It's a bit early for the first pap smear.

İlk yıllar, çocukluk, üniversite.

The early years, childhood, university.

Click to see more example sentences
ilk opening

İlk önce bunu aç.

Open this one first.

Ama ilk hamle o kadar da zor olmamalı, değil mi?

But the opening move shouldn't be that difficult?

Ve tıpkı o ilk geceki gibi, pencere sonuna dek açık.

And like that first night, the window is wide open.

Click to see more example sentences
ilk top

Tamam, belki en iyisi değil ama kesinlikle ilk beşte.

OK, maybe not the best, but certainly top five.

O, üst katta. Üst kattaki ilk odada.

She's upstairs, first room at the top.

İlk beş falan yok, Robin.

There's no top five, Robin!

Click to see more example sentences
ilk original

Ve bu ilk nesil. İlk erkek ayrıca bir kraliçe üretti.

In this first generation, the original male also produced a queen.

Bu benim ilk günahım.

It's my original sin.

Bir gece bir başka ilk günahçı buldum.

One night I found another original sinner.

Click to see more example sentences
ilk the very first

çok iyi bir kavga daha ilk günden.

Very good.. a fight on the very first day.

Çok eski bir keder, o kadar eski ki muhtemelen ilk kez önceki yaşamında hissetti

A very old sorrow, so old she probably felt it the first time in a previous life

Sen bile Bud. Hem de ilk kez. Evet.

Even you, Bud, for the very first time.

Click to see more example sentences
ilk beginning

İlk Yıllık South Park Film Festivali bugün başlıyor. Vay!

The first annual South Park film festival begins today.

Eğer ateş ederse o ilk kurban olacak.

lf shooting begins, he'll be the first victim.

Bilgisayar, ilk raunda başla.

Computer, begin first round.

Click to see more example sentences
ilk Prime

Evet, teşekkür ederim, Bay Başbakan. ama Prenses Mia tahta çıkmak için ilk sırada değil mi?

Yeah, thank you, Mr. Prime Minister. But isn't Princess Mia first in line to ascend the throne?

Ne yazık ki bizim, "İlk Emir" diye bilinen bir kanunumuz var.

Unfortunately, we have a law known as the Prime Directive.

ve ilk sayı.

and the prime.

Click to see more example sentences
ilk preliminary

İlk DNA örnekleri, kurbanın beyaz bir erkek olduğunu gösteriyor.

Preliminary DNA shows that the victim was a white male.

İlk soruşturmalar bunun bir intihar olduğunu gösteriyor.

Preliminary investigations suggest that this was suicide.

İlk test, evsiz kadının alnındakinin setil alkol olduğunu gösteriyor.

Preliminary tests confirm acetyl alcohol on the homeless woman's forehead.

Click to see more example sentences
ilk premier

Sentinel Güney Carolina'nın ilk askeri koleji.

The Sentinel, South Carolina's premiere military college.

Güney Carolina'nın ilk askeri koleji.

South Carolina's premiere military college.

Ve şimdi sezonun ilk bölümüyle Smallville.

And now the season premiere of "smallville.

Click to see more example sentences
ilk former

Elaine şu anda seninle yönetmen Viktor olarak değil de ilk eski kocan Viktor olarak konuşuyorum. Sana ne oldu?

Elaine talking to you now, not as Viktor, Director, but as Viktor, your first former husband, what happened to you?

Ve ben ilkini seçtim.

And I picked The Former.

Eski astronot Rusty Schweickart ilk elden göksel objelerin ne kadar tehlikeli olabileceğini biliyor.

Former astronaut Rusty Schweickart knows first hand how dangerous celestial objects can be.

Click to see more example sentences
ilk primary

Ama ilk hedefimiz gayet açık ve net.

But our primary goal is clear.

İlk hedef listesi, lütfen.

Please list primary targets.

İlk ateşleme zinciri başlatıldı.

Primary firing sequence initiated.

Click to see more example sentences
ilk elementary

Lucas, Brooke ve ben ilk okuldan beri çok yakın arkadaşız.

Lucas, Brooke and I have been best friends since elementary school.

İlk olarak, Springfield İlkokulu Tesir Kesirleri!

First, the Springfield Elementary Action Fractions!

Öncelikle, Grand Rapids İlk Öğretim.

First, Grand Rapids Elementary?

ilk maiden

İlk ve en önemlisi, kızınızın kızlık soyadı.

SCANLON: First and foremost, your daughter's maiden name.

İlk test uçuşu altı ay önce ve Delia Chase tek yolcularıymış.

Maiden test flight, six months ago, and Delia Chase is their only passenger.

ilk proto-

Komutan Chakotay'ın paleontoloji dersinden ilk insanımsı kültürler hakkında bir rapor.

A report on proto-humanoid cultures for Commander Chakotay's paleontology class.