inanıyorum

Bayanlar ve Baylar ben inanıyorum.

Well, Ladies and gentlemen I believe.

Artık inanıyorum ama hâlhâlâ büyük bir soru işareti var.

Well, now I believe it, but there's still the big question.

Çünkü iyi bir insan olduğuna inanıyorum. Kimin zor hayatı yok ki.

Because I believe she's a good person who's had a hard life.

Ailem daha iyi bir hayat için bu ülkeye taşındı ve ben hala buna inanıyorum.

My parents moved to this country for a better life, and I still believe in that.

Ve inanıyorum ki o sorunun ne olduğunu zaten biliyorsun

And I believe you already know what that question is

Ben sana inanıyorum ama sen bana inanmıyorsun?

I believe you and you don't believe me?

Evet, tabii inanıyorum ama yine de o mektubu istiyorum.

Yeah, sure, I believe you but I still want that letter.

Ve sen her zaman bana karşı dürüst olacağına söz verdin ve ben bu söze hep inandım.

And you've always promised to be honest to me. And I've always believed that promise.

Evet, en azından bu günlerde bir şeylere inanıyorum.

Yeah, well, at least I believe in something these days.

Ama o masum olduğunu söylüyor ve ben ona inanıyorum.

But he says he's innocent, and I believe him.