Turkish-English translations for is:

calling · doings, doing · thing · something · workings, work, working, works · question · job · black · place · case · biz · business · cause · soot · act · line · office · position · dealing, deal, dealings · matter · operation · subject · appointment · piece · mission · issue · show · function · shop · engagement · item · object · stuff · service · task · trick · things to do · occupational, occupation · achievement · agency · commission · establishment · labour · employment · trade · profit · gig · situation · assignment · undertaking · profession · spindle · other translations

is calling

Adamı ara ve biraz daha zaman iste.

Call the guy and ask for more time.

Bir kızı arıyorum, ismi Alice.

I'm looking the girl called Alice.

İsmi, Robert William Pedro Hightower olacak.

I call him Robert William Pedro Hightower.

Click to see more example sentences
is doings, doing

Bilmiyorum ama eğer öyle ise yapılacak en iyi şey ne biliyor musun?

I don't know, but you know what the best thing to do if you are?

Sen, sen de bu ismi hatırlıyor musun?

You, do you remember the name?

Bu ismi nereden biliyorum ben?

How do I know that name?

Click to see more example sentences
is thing

Bilmiyorum ama eğer öyle ise yapılacak en iyi şey ne biliyor musun?

I don't know, but you know what the best thing to do if you are?

Bak, bu şey her ne ise gerçekten büyük ve çok güçlü olmalı.

Look, whatever this thing is, it's gonna be big and powerful.

Aptalca olan şey ise o tatlı biri.

The stupid thing is he's sweet.

Click to see more example sentences
is something

Ve böyle bir şey ise

And something like this

Başka bir şey iste.

Ask for something else.

Bunu yapmak ise tamamen farklı bir şey.

To do it is something else completely.

Click to see more example sentences
is workings, work, working, works

Çünkü sen gerçekten çok çalıştın ve bu senin isin ve biraz da delisin.

Because you worked really hard, and it's your job. And you're a little crazy.

Bana bir is ver.

Give me some work.

Her ne ise sende işe yaradı.

Whatever it is, it worked on you.

Click to see more example sentences
is question

Asıl soru ise, bana yardım edecek misin?

The only question is, are you gonna help me?

Soru ise nerede ve ne zaman?

The question is, where and when?

Asıl soru ise, sorunun ne olduğu.

The question is, what's the problem?

Click to see more example sentences
is job

Çünkü sen gerçekten çok çalıştın ve bu senin isin ve biraz da delisin.

Because you worked really hard, and it's your job. And you're a little crazy.

Sadece bir is

Just a job.

Oldukça iyi bir is çıkardın!

You did quite a good job!

Click to see more example sentences
is black

Bazen büyük siyah bir ayı, bazen ise güçlü bir insan.

Sometimes he's a huge black bear. Sometimes he's a great strong man.

Sokak adı ise Black Mike.

His street name is Black Mike.

Bunlar ise siyah.

These are black.

Click to see more example sentences
is place

O daha iyi bir yerde ise Tamam ama, o zaman neden ağlıyor çocuklar şu anda?

Ok, but if he's in a better place, then why are the boys crying right now?

Bu bir yer ismi değil. Birinin ismi.

It's not a place, it's a name.

Eğer o Karen Nelson ise saklanmak için yanlış yeri seçmiş.

If it's Karen Nelson, she picked the wrong place to hide.

Click to see more example sentences
is case

Tamam, bu dava her ne ise, ben de olmak istiyorum.

Okay, what ever this case is, I want in on it.

Eğer durum bu ise,

If that were the case,

Bu vaka ise çok özel.

This case is very specific.

Click to see more example sentences
is biz

Babam ve kardeşim ikisi de evdeler ve Ben ise alt katta.

My father and brother are both in the house and Ben is just downstairs.

İsmi Ben Parker idi..

His name was Ben Parker.

Ya gerçekten Ben Wade ise?

What if it's Ben Wade?

Click to see more example sentences
is business

Neden öyle ki eğer işler kötü ise?

But why will it, if business is bad?

Uzun süreli ortağı Justin Ogilvy ise para ve pazarlama gurusu.

His longtime business partner Justin Ogilvy, is the money and marketing guru.

Bu ise yeni bir iş, ve biz tartışmayalım yeni işe kadar

This is new business, and we do not discuss new business until

Click to see more example sentences
is cause

Çünkü bu ismi bana sen vermiştin.

'Cause it's the name you gave me.

Yeni grup ismi. Çünkü, Mouse Rat, harika bir isim.

New band name. 'cause, mouse rat, it's a great name,

Çünkü silahlı soygun başka bir şey, cinayet ise bambaşka bir şeydir.

'Cause armed robbery is one thing and murder is another.

Click to see more example sentences
is soot

İs, kömür ve odundan gelen basit bir karbon artığı sadece.

Soot is merely carbon residue from coal and wood.

İs gibi duruyor.

Looks like soot.

Uykusuzluk göz çukurlarına is gibi işlemişti.

Insomnia stained his eye sockets like soot.

Click to see more example sentences
is act

Önceleri küçük bir kız gibi görünürdün şimdi ise vahşi bir kadın gibi davranıyorsun.

Before, you seemed like a little girl and now you're acting like a wild woman.

Gösterinin adı ise "Fabian ve Tatlı William.

The act was known as "Fabian and Sweet William.

O Hip-Hopscotch Plakçılık' kurdu. Ve imzaladığı ilk anlaşma ise Küçük Tupac ile oldu.

He created Hip-Hopscotch Records, and the first act he signed was Little Tupac.

Click to see more example sentences
is line

Eğer bu bir şarkı sözü ise, bana bir sonraki satırı söyle.

If this is to a song, tell me what the next line is.

Peki ya zaman bükülmez bir çizgi değil ise?

But what if time isn't a rigid line?

En dibinde ise Ellen ve Jo ölüyor.

And, bottom line Ellen and Jo die.

Click to see more example sentences
is office

Evet memur bey, ismi Amal'dı ve soyismi de Bor'un simgesi.

Yes, officer, his name was Amal and then the symbol for Boron.

Benim şefim harika bir insan bir Türk subayı, ismi Teğmen Rahmi.

My superior is a terrific guy a Turkish officer named Lieutenant Rahmi.

Şu anda burada ofisimde bir adam var, ismi Fenton Meiks.

Well, we got a man here in my office, name of Fenton Meiks.

Click to see more example sentences
is position

Bu ise pozitif terminal.

This is the positive terminal.

Oxford ona bir is önerdi.

Oxford offered him a position.

Ama, şu son bir kaç ay içindekiler ise esaslı ve bereketliydiler.

But, those of these last few months are positive and very enriching.

Click to see more example sentences
is dealing, deal, dealings

Eğer bir çeşit anlaşma ise

If it's some kind of deal

Luc, ya bu anlaşma büyük bir hata ise?

Luc, what if this whole deal is a huge mistake?

Eğer bu uğraştığımız Mary ise, o gerçekten yeşil gözlü canavar olabilir.

If this is Mary we're dealing with, she could be a literal green-eyed monster.

Click to see more example sentences
is matter

Ne söyleyeceğim ise başka bir konu.

What I'll say is another matter.

Sorun bu mu? eğer o ise, lütfen yerini söyleyin

Does that matter? If he is, please tell me where he's at

Diğer teori ise Teorilerin önemi yok.

Another theory is Theories don't matter.

Click to see more example sentences
is operation

Şimdi ise yeni bir ajan araştırıyor, bir kadın ajanı.

And now, he's looking into a new operative, a female one.

Sorguya çektiğim mahkum. Onun operasyondaki ismi Omar Salim al Khaled.

The prisoner I interrogated, his operational name is Omar Salim al Khaled.

O her kim ise Jones'u ameliyat edemez.

Whoever that is, he can't operate on Jones.

Click to see more example sentences
is subject

Tutuklunun ismi Peck, Henry L.

Subject's name is Peck, Henry L.

Şüphelinin ismi Freya Marks. Asta'nın annesi.

Subject's name is Freya Marks, Asta's mother.

Kurbanın ismi Lauren Mackalvey, esmer bir kadın.

The subject's name is Lauren Mackalvey, Caucasian, female.

Click to see more example sentences
is appointment

Diğer bir haber ise, beklendiği gibi, Başkan Romero

In other news, as expected, President Romero appoint

Carter Baum ve benim için randevu iste.

Request appointments for Carter Baum and myself.

Ve bak, bu ayın görüşmesi ise bu akşam.

And look this month's appointment is tonight.

Click to see more example sentences
is piece

Eğer bu kitap bir yapboz ise, Belki de bunlar parçalardır.

If this book is a puzzle, maybe these are the pieces.

Diğer yasa tasarısı ise suç kanunuyla ilgili.

The other piece of Iegislation is the crime biIl.

Bende ise sadece bir tahta parcasi!

I only have this piece ofwood!

is mission

Şimdi ise sadece bir görevim var.

Now all I have is a mission.

İkincisi ise, bunu bir kurtarma görevi olarak düşün Frank.

Secondly, think of this as a rescue mission, Frank.

Susan ve Jim ise Amerikalı görev uzmanları.

Susan and Jim are American mission specialists.

is issue

Peter, burada konu bu ise, o zaman bunun hakkında konuşalım.

Peter, if that's the issue here, then let's talk about that.

Göçmenlik ise federal bir mesele.

Immigration is a federal issue.

Hafızası ise başka bir sorun.

His memory is another issue.

is show

Bu ise ne kadar hızlı gittiğimizi.

This shows how fast we're going.

Ön sayfa ise bir kişinin başarısızlıklarını.

The front page shows a person's failures.

Eğer neşeli bir programsa veya bir reality show ise

If it's more of a breezy show, or a reality show

is function

Ve kötü haber ise "Güven"in elinde tamamen çalışır durumda bir Alkesh var.

And the bad news is the Trust now has a fully functional Goa'uld Alkesh.

İkincisi ise ıslak kum.

Function two is wet sand.

Aaron Pratt ise beyninin sağ tarafı çok gelişmiş,.. yüksek fonksiyonlu bir otistik.

Aaron Pratt is a high-functioning autistic man with superior right-brain abilities.

is shop

Neden David beni alışverişe götürmek istesin ki?

Why would David want to take me shopping?

Baba Malcolm bir broker anne ise bir antikacı dükkânında çalışıyor.

The father Malcolm is a stockbroker, mother works at an antique shop.

Yeni sloganı ise, "Rahat ve stressiz alışveriş.

The Slogan here is "Relaxed and stress-free shopping.

is engagement

Diğer herkes ise ya işinde başarılı, ya nişanlı, zengin ya da mutlu.

While everyone else is either successful, engaged, rich or happy.

At demek süvari demek, süvari ise kara çarpışması demek.

And horses mean cavalry, and cavalry means a land engagement.

is item

Bulduğum diğer şey ise çok şık ama boş bir okutma kartı.

The only other item is this very elegant, but blank swipe card.

Şimdi ise bulunması zor insanlara nükleer kodlar gibi bulunması zor şeyler satıyor.

Now he sells hard-to-find items, like nuclear codes, to hard-to-find people.

is object

Eğer herhangi bir itirazın yok ise..

That's if you don't have any objections.

İsmi olmayan nesneler.

Objects without name?

is stuff

Sadece sikici bakanlik isleri, yani

Just boring Ministerial stuff, so

Bu ceset torbaciligi isi.

This is body-bag stuff.

is service

Iowa için gerekli ise, aktif hizmet geri:

for Iowa if necessary, back in active service:

Eskiden Sırp gizli servisinde, şimdi ise serbest istihbarat simsarı olarak çalışıyor.

Ex-Serbian Secret Service. Now, freelance intel broker and operative.

is task

Iste bu. Görev önemli mi?

Is the task important?

Burada çalışmak ise eğlenceli. Gizli görevler, tehlikeli suçlular.

And it's fun to work here: secret tasks, dangerous criminals.

is trick

Bu büyük numara her ne ise uzun bir süre önce tasarlanmış.

Whatever this grand trick is, it was designed a long time ago.

Quinn ise basit bir kart oyunu dedi.

Quinn said it was a simple card trick.

is things to do

Bilmiyorum ama eğer öyle ise yapılacak en iyi şey ne biliyor musun?

I don't know, but you know what the best thing to do if you are?

Şimdi ise yaptığım bir tek şey var:

Now I have only one thing left to do:

is occupational, occupation

Benim için sabit bir azap, acı dolu, utandırıcı bir uğraş bir tür hemoroit sıkma ise

If it's constant torment for me, a painful, shameful occupation, sort of squeezing out a hemorrhoids.

Sadece ismi, adresi ve mesleği var.

It only has name, address and occupation.

is achievement

En iyi seslendirme ödülü ise Kay Colvin ve Mychal Smith'e verildi, "Sıcak ve Soğuk" filimi için.

And the award for best achievement in sound goes to Kay Colvin and Mychal Smith for "Hot and Cold.

is agency

Ajans bana özgürlüğümü teklif etti, Ruslar ise para.

The Agency offered me freedom; the Russians offered me money.

is commission

Olivares tarafından kraliçe için istendi.

Commissioned by Olivares for the queen.

is establishment

Her ne ise, statik, kokusuz, görünmez bir şey olduğunu tespit ettik.

We've established that whatever it was, was static, odorless, invisible.

is labour

O bir toprak sahibi sizler ise işçisiniz.

He's a landholder. You're a labourer.

is employment

Kadının patronu Wynant ise hala kayıp.

Wynant, her employer, is still missing.

is trade

Organ ticareti ise olmayabilir.

Her organ-trading might not be.

is profit

Şimdi ise en karlı olanımız.

Now it's our most profitable.

is gig

Bir sonraki is dinamit gibi olacak!

The next gig is gonna be dynamite!

is situation

Bill, bir durum yok ise, Eğer bir tane oluşturun.

Bill, if there's not a situation, you don't create one.

is assignment

Malik'in görevi her ne ise bunu burada bulacağız

Whatever Malik's assignment was, we'll find it in here.

is undertaking

Bu ise süper bir girişim.

This is a super-undertaking.

is profession

Benim işimde ise, ki bu benim işim

In my profession, and it's my profession

is spindle

Ne olmuş? annesi Candace Spindle ise

So? death of his mother, Candace Spindle