kötüsü

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

İyi insanlar var kötü insanlar var ve bir de bunlar var.

There's good people, there's bad people, and then there's these people.

Hayır, bu kötü bir şey değil. Fakat bu yüzden burada değilim.

No, it's not a bad thing, but it's not why I'm here.

Çok kötü. Çünkü sana söylemek zorunda olduğum bir şey var.

That's too bad because there's something I have to tell you.

Ve eğer ben almazsam, başkası alacak ve bu da benim işim için çok kötü olacak.

And if i don't buy it, someone else will And that will be very very bad for my business.

Hayır, demek istediğim bu gerçekten kötü bir zaman.

No, I mean, this is a really, really bad time.

Bak, ben kötü biri değilim. Ve onun iyi, iyi bir bebek olduğunu biliyorum.

And, hey, I'm not a bad guy, and I see her and she's good, you know.

Bunu neden söyledin? Hayır, hayır, bu kötü bir şey değil.

Why would you say that? no, no, it's not a bad thing.

O zaman onlar için kötü haber. Çünkü önce ben onları bulacağım.

Well, then that's too bad for them, because I'm gonna find them first.

Olanlar konusunda kendimi çok kötü hissediyorum ve sana bir şey söylemek istiyorum.

I feel really, really bad about what happened, and I wanna tell you something.