Turkish-English translations for kıskanç:

jealous · envious · jealousy · green · green with envy · other translations

kıskanç jealous

Ben kıskanç bir tip değilim. Bu iyi bir şey.

It's a good thing I'm not the jealous type.

Ben kıskanç değilim!

I'm not jealous!

Kıskanç bir erkek arkadaşın olduğunu. Teşekkürler.

That you have a jealous boyfriend Thanks

Click to see more example sentences
kıskanç envious

Kıskanç Lyduschka, yaşlı Scarpinelli'nin oyunlarını bilmektedir ve Balduin için kaygılıdır.

The envious Lyduschka knows about old Scarpinelli's swindle, and she's worried for Balduin.

Cahil, kıskanç tipler için mükemmel birer hedefler.

Perfect targets for ignorant, envious types.

Sevgi; kıskanç, kibirli, küstah "Ya da kaba değildir

Love is not envious or boastful or arrogant or rude.

Click to see more example sentences
kıskanç jealousy

Belki de bu kıskançlıkla ilgilidir.

Maybe this is a jealousy thing.

Lütfen Kıskançlığını bir kenara bırak

Please put your jealousy aside.

Kah ürkeklik kah kıskançlıkla üzgün;

By jealousy and diffidence oppressed;

kıskanç green

Yeşil, kıskanç bir denizkızı.

Mermaid. A green-with-envy mermaid.

kıskanç green with envy

Yeşil, kıskanç bir denizkızı.

Mermaid. A green-with-envy mermaid.