kıymetli

İyi değilsin. ki bu senin ve o kıymetli sevgilin için iyi bir şey..

You're not well. And a good thing for you and your precious lover that I'm not.

Harika bir yeteneğin var anne, harika, belki de en kıymetli olan şey de bu.

You have an amazing gift, Mom. Amazing. Maybe the most precious there is.

Belki, Ama onun ölü vücudu bile bizim için çok kıymetli, efendim.

Perhaps. But even its dead body will be very precious to us, sir.

Bir mesaj nasıl olur da senin hayatından daha kıymetli olabilir?

How could a message be worth more than your own life?

Bizde bir hediye var çok kıymetli bir hediye.

We have a gift a very precious gift.

Yeni bir hayat, Oscar adında kıymetli bir bebek.

There's a new life, a precious baby boy named Oscar.

Sevgilim, kıymetli tatlı sevgilim benim.

My darling, my dear sweet darling.

Bu çok kıymetli bir top.

This is a very valuable ball.

Bu çok kıymetli bir hediye.

This is a precious gift.

Ve bir de benim kıymetli küçük çocuğum olmak.

Oh, and also to be my precious little baby boy.