kızgın

Ve bu biraz garip, belki de biraz üzücü ama ben kızgın değilim.

And it's a little weird and maybe a little sad, but I'm not mad.

Üç yıl oldu Joe. bana hâlhâlâ kızgın değilsin, değil mi?

It's been three years, Joe. You're not still mad at me, are you?

Anne, kızgın olduğunu biliyorum, ama bilmen gereken bir şey var.

Mom, I know you're angry, but there's something you need to know.

Kızgın olduğunu biliyorum ama ne olursa olsun, seni sevdiğimi biliyorsun.

I know you're upset, but whatever happened, you know I love you.

Bana kızgın olduğunu biliyorum ama ben hala sana değer veriyorum

I know that you're mad at me, but I still care about you

Belli ki bana bir şey hakkında çok kızgınsın o yüzden konuşalım.

You are obviously angry with me about something so let's talk about it.

O kız için hala kızgın değilsin, değil mi?

You're not still mad about that girl, are you?

Bak, neden kızgın olduğunu anlayabiliyorum ama hala tamamen adil olduğunu sanmıyorum. Adil değil mi?

Look, I understand why you're mad, but I still don't think you're being entirely fair.

Onu daha önce hiç bu kadar kızgın görmemiştim.

But I've never seen him so angry before.

Ama sen, sadece bana kızgın değilsin, değil mi?

But you're not just mad at me, are you?