Turkish-English translations for kabul:

acceptation, accepting, acceptance · admit · agreed · considered · okay · receiving · acknowledgement, acknowledge · admission · approval · reception · allowance · concession · agreement · assumption · other translations

We also found translations for word kabul in English.

kabul acceptation, accepting, acceptance

Yani, eğer beni hayatının bir parçası olarak kabul edemiyorsan o zaman o zaman biz burda ne yapıyoruz?

I mean, if you can't accept me as part of your life, then then what are we doing here?

Kabul etmelisin, senin de onu sevdiğini biliyorum.

You must accept. I know you love her, too.

Ama, Thomas, o hiçbir zaman kiliseyi kabul etmeyecek.

But, Thomas, you know she will never accept the church.

Click to see more example sentences
kabul admit

Kabul et. Tüm o deneyim, bilgi ve bilgelik bir mutfağa sıkışmış durumda.

You gotta admit, all that experience and knowledge and wisdom trapped in a kitchen?

Yani, hadi ama, kabul et.

I mean, come on, admit it.

En azından bunu kabul ederim.

At least I can admit it.

Click to see more example sentences
kabul agreed

Sonra onların geleceği için, öğrencileriniz için bunu yapmak, sen ve ben hem kabul çünkü bir hak.

Then do it for your students, for their future, because you and I both agree they deserve one.

Bunu asla kabul etmez.

She'll never agree to that.

Bu cadı yardım etmeyi neden kabul etti?

Why did that witch agree to help you?

Click to see more example sentences
kabul considered

Dinle, bu Büro ve benim için çok şey yaptın, bunu bir teşekkür olarak kabul et.

Listen, you've done so much for me, for this Bureau. Consider it a thank you.

Ben her zaman onu kabul çok daha küçük bir adam.

I always considered him a much smaller man.

Angela, bu intihar hala büyük ölümcül bir günah kabul ediliyor.

She has to. Angela, it's still considered a mortal sin.

Click to see more example sentences
kabul okay

Ama tamam, tamam. Kabul ediyorum.

But okay, okay, I'll take it.

Kabul edelim, tamam mı?

Let's face it, okay?

Hey, arkadaşlar, artık kabul edelim tamam mı?

Hey, guys, let's just all admit it, okay?

Click to see more example sentences
kabul receiving

Çalıntı mal kabulü silahlı soygun ve cinayete teşebbüs.

Receiving stolen goods, armed robbery, and attempted murder.

Biliyorsun usta seni kabul etmek istiyor.

The master wants to receive you know.

Sence beni kabul eder mi?

Do you think he'd receive me?

Click to see more example sentences
kabul acknowledgement, acknowledge

Özür dilemeye çalıştım ama Angela bir şeyin yanlış olduğunu kabul etmeyi bile reddetti.

I tried to apologize but Angela just refused to acknowledge that anything was even wrong.

Ve bunu böyle kabul etmen benim için önemli.

And it's important to me that you acknowledge that.

Az daha, sekreter olarak seni kabul ediyordum Noh Eun Seol.

I almost acknowledged you, No Eun Seol, as a secretary.

Click to see more example sentences
kabul admission

CIA'e kabul için yalan makinesi. Kontrol amaçlı bir kaç soru.

Polygraph for cia admission. a few questions for control.

Üzgünüm Sayın Hakim, ama bu kayıt delil olarak kabul edilmeli.

I'm sorry, your honor, but this tape is admissible.

Bir ölüm deklarasyonu mahkemede kabul edilebilir.

A dying declaration admissible in court.

Click to see more example sentences
kabul approval

Hepimiz, Stephan da dahil olmak üzere, bu cezayı gerekli ve adil olarak kabul ettik.

All of us, including Stephan, approved of this punishment as necessary and fair. How are you, Stephan?

Fakat Vicky onu kabul etmez

But Vicky won't approve of her.

Ve John kabul etmedi.

And John didn't approve.

Click to see more example sentences
kabul reception

Bu kolyeyi kabul töreni için aldım

I bought this necklace for the reception.

Bay Lowry, lütfen kabul salonunda bekleyin.

Mr. Lowry, please wait in the reception.

Kabul töreni için, evet.

For the reception, yes.

Click to see more example sentences
kabul allowance

Bay Silver, bunu kabul ettiğiniz için teşekkür etmeme izin verin.

Mr. Silver, allow me to say thank you for agreeing to do this.

O bir katil, ziyaretçi kabul etmiyoruz

He's a murderer. No visitors allowed

Ve FBI ziyaretçi kabul etmiyor.

And FBl's not allowing visitors.

Click to see more example sentences
kabul concession

Ve işbirliği yapmayı kabul etti, belli imtiyazlar karşılığında.

And he's agreed to cooperate, in return for certain concessions.

Hubert Humphrey'nin kabul konuşması.

Hubert Humphrey's concession speech.

kabul agreement

Sessiz onay kabul edilebilir Leo.

Tacit agreement is acceptable, Leo.

kabul assumption

Einstein böyle varsayımlar, kabul Edilebilir sezgisel sıçramalardır derdi.

Einstein referred to such assumptions as acceptable intuitive leaps.