Turkish-English translations for kadın:

woman · she · lady · female · lady's · girl · wife · broad · Dame · Jane · bird · skirt · hen · eve · other translations

kadın woman

Bir kadın için iyi bir koca bulmak bu şehirde ne kadar zor biliyor musun?

Do you know how hard it is for a woman to find a good husband in this town?

Söyle bana, senin gibi bir kadın neyi asla yapmaz?

You tell me, what would a woman like you never do?

O kadın da hala orada, senin evinde annenle mi birlikte?

And this woman is still there at your house, with your mom?

Click to see more example sentences
kadın she

Bu tür şeyler söylemek istemiyorum ama o kadın senin için yeterince iyi değil!

I don't want to say things like this, but she's not good enough for you!

O, çok güzel bir kadındı.

She was a very beautiful woman.

O iyi bir kadındır, tamam mı?

She's a good woman, okay?

Click to see more example sentences
kadın lady

Bir gün bir kadın bana geldi ve dedi ki

One day, a lady came to me and she said,

Bu kadın beni hasta ediyor!

That lady makes me sick!

Belki o kadın da öyle yapmalı.

Maybe that's what that lady should do.

Click to see more example sentences
kadın female

Bu kadınla bana bir hafta yetecek kadar yemek ve su, bir de at istiyorum.

I want a horse, food, and water. Enough for a week for me and this female.

Kadın çamur güreşi için iki bilet.

Two tickets to female mud wrestling.

O sanki kadın Dr. Phil gibi.

She's like a female Dr. Phil.

Click to see more example sentences
kadın lady's

Ve küçük çatlak yaşlı bir kadın var.

And there's a crazy little old lady.

Çılgın bir kadın ve bir bomba ile aynı odada.

She's in a room with a crazy lady and a bomb.

Burda görecek bir şey yok! Sadece iki palyaço ve dünyanın en genç sakallı kadını.

Nothing to see here just a couple of clowns, and the world's youngest bearded lady.

Click to see more example sentences
kadın girl

Ama senin gibi genç bir kız, genç bir kadın

But a young girl, a young woman like you

Önceleri küçük bir kız gibi görünürdün şimdi ise vahşi bir kadın gibi davranıyorsun.

Before, you seemed like a little girl and now you're acting like a wild woman.

Üç adam ve bir kadın.

Three guys and one girl.

Click to see more example sentences
kadın wife

İyi bir eş, iyi bir anne ve çok hoş bir kadın.

She's a good wife and mother and She's a lovely woman.

Deli bir kadın ile birlikte dedektif olmak zor.

It's hard to be a detective with a crazy wife.

O kadın benim annem değil, babamın ikinci kansı.

She's not my mother. She's my father's second wife.

Click to see more example sentences
kadın broad

Yaşlı bir kadın için harika bacakları var.

She's got great legs for an old broad.

Ne tür kadın böyle bir şey yapar?

What kind of broad does that make you?

Bir kadın vardı Tony.

It was a broad, Tony.

Click to see more example sentences
kadın Dame

Biliyor musun Sharon, senin gibi bir kadın ve benim gibi

You know, Sharon, a dame like you and a guy like

Her zaman bir kadın vardır.

There's always a dame.

Ama iyi bir kadındı.

But a good dame.

Click to see more example sentences
kadın Jane

Ama o zeki kadın, Sarah Jane Smith, o beni buldu ve iyi biri yaptı.

But this brilliant woman, Sarah Jane Smith, she found me. And she made me good.

Adınız, bir kadın olarak, sağ, Jane oldu?

Your name, as a woman, was Jane, right?

Oo, Dinle rahibe, Bir tane genç bir kadın var, Jane Doe aşağıda morgda.

Uh, listen, sister, we've got a young woman, a Jane Doe down in the morgue.

Click to see more example sentences
kadın bird

Güzel bir kadın gibi Kesinlike kuş gibi değil..

But like a beautiful woman Definitely not like a bird.

Yaşlı kadın o kuşu bana satar mısın?

Old lady will you sell me that bird?

Altın Kuş, Küçük Deniz Kızı, Özel Bir Kadın

The Golden Bird, the Little Mermaid, Pretty Woman

Click to see more example sentences
kadın skirt

Bu kadın mikro mini etek gibi sadakat giyiyor.

That woman wears loyalty like a micro mini skirt.

Hepsi etek giyen kadınlar.

All were women wearing skirts.

Groby'deki ilk isyankâr kadın!

First hobble skirt at Groby.

kadın hen

Altı iyi kadın, ve şimdi Bayan Taylor.

Six good hens, and now Miss Taylor.

Aslında bugün bir kadın aradı. Zaranek, kadını tehdit etmiş.

In fact, a woman called today; Zaranek threatened hen

kadın eve

Eve çok özel bir kadın.

Eve is a very special girl

Ben bir Coca Cola alacağım. erkek ve kadın, Adem ve Havva çıplaklardı.

I'll go get a Coca Cola. man and woman, Adam and Eve were naked.