kadar

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

Hayır, bu o kadar iyi değil.

No, that's not so good.

İyi olduğunu biliyorsun, ama o kadar da iyi değilsin.

You know you're good, but you're not that good.

Pekâlâ, iyisin ama o kadar da iyi değilsin.

All right, so you're good, but you're not that good.

Bence bu çok kara bir şey gibi, şey gibi, bu daha ne kadar siyah olabilir?

There's something about this that is so black, it's, like, how much more black could this be?

Hayır, o kadar iyi değil

No, it's not that good.

Ama o kadar iyi değilsin.

But you're not that good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

İyisin ama o kadar iyi değil.

You're good, but not that good.

Ve işte bu kadar!

And this is it!