kalabalığı

Tıpkı kalabalık, mutlu bir aile gibi.

Just like one big happy family.

Oldukça kalabalık değil mi?

It's pretty big, isn't it?

Burası bir cinayet için oldukça kalabalık bir yer.

It's a pretty public place for a murder.

Biz kalabalık bir aileyiz ve

We have a big family and

Çok kalabalık bir yer.

It's a very busy place.

Dışarıda büyük bir kalabalık var, millet.

It's a big house out there, everybody.

Burası kalabalık bir yer.

This is a busy place.

Ne kalabalık bir yer.

What a busy place.

Polis geldi ve itfaiye intihar takımı artı büyük bir kalabalık var.

The police have arrived and the fire department suicide team, plus a substantial crowd.

Bu kalabalık bir sokak.

This is a busy street.