kalanı

Belki bugün değil, yarın da değil ama yakında. Hayatının geri kalanı boyunca.

Maybe not today, maybe not tomorrow, but soon, and for the rest of your life.

Kalan bir şey var mı?

Do you have something then?

Belki bugün değil, belki yarın da değil Ama yakında, ve hayatının geri kalan kısmında

Maybe not today, maybe not tomorrow But soon, and for the rest of your life.

Burada senin için kalan hiçbir şey yok.

There's nothing left for you here.

Burada benim için kalan bir şey yok.

There's nothing left here for me.

O, geriye çok güzel yılları kalan güzel bir kadın.

She's a beautiful woman with a lot of good years left.

Belki de hayatının geri kalanı için bir kişi ile olmak hiç doğal değildir.

And maybe being with one person for the rest of your life Isn't natural at all.

Ve elimde kalan ne var?

And what have I got?

Geriye kalan tek şey, her şey.

The only thing left, is everything.

Artık bana kalan tek şey bu.

It's all that's left to me now.