kaldım

Sabah ilk buraya geleceğim ve bütün gün burada kalacağım.

I'll be here first thing tomorrow morning, and I'll be here all day.

Ama eğer istersen yarın da kalır ve sana yardım ederim.

But I'll stay tomorrow and help, if that's what you want.

Hayır, o kaptan değil, çünkü hep geç kalır.

No, he's not a Captain because he's always late.

Bu işten çok uzun süre uzak kaldım ya da yeterince uzun değildi.

I've been too long away from this business. Or not long enough.

Ben burada kalacağım ve halkım için bir şeyler yapacağım.

I'm gonna stay here and do something for my people.

'Ama bugün biraz geç kaldım, bunun için üzgünüm.'

'But I'm a little late today so sorry about it'

O zaman sanırım bu gece seni öldürmek zorunda kalacağım.

Well, I guess I'll have to kill you tonight then.

Ben gidiyorum, çünkü bir şey için geç kaldım, o yüzden

I'm gonna go, because I'm late for something, so

Gerçekten, gerçekten üzgünüm Geç kaldım.

I'm really, really sorry I'm late.

Ve şimdi bir tek ben kaldım.

Now I am the one and only.