kalifiye

Üzgünüm, ben sadece, uh açıkçası, ben burası için kalifiye değilim, Ben

Sorry, I just, uh obviously, I'm not qualified to be here, man, I'm

Bu görev için daha kalifiye biri yok efendim.

There's no one more qualified for this mission, sir.

Benden daha kalifiye bir cevher yok Bill.

There is no more qualified "Gem" than me, Bill.

Artık kalifiye bir seri katilsin.

Now you're a qualified serial killer.

Şimdi, sen daha kalifiye birini mi düşünüyorsun?

Now, can you think of anybody more qualified?

Neden? Sence yeterince kalifiye değil mi?

Why, you think he's not qualified?

Sen kalifiye misin?

Are you qualified?

O posizyon için gayet kalifiye bir adayım ben!

I am a highly applicant qualified for that position!

İkisi de kalifiye adamlar.

Both men are qualified.

Evet, kendimi kalifiye hissetmedim.

Yeah, I didn't feel qualified.