kasetini

O kaseti bugün için özel hazırladım. Senin için özel Pazartesi sabahı kaseti!

I made that tape special for today, my special Monday morning tape for you, special.

Ama bu bir casus romanı değil, gerçek hayat ve kasetlerin her şeyi daha iyi yapabilir.

But this isn't a spy novel, this is real, and your tapes could make everything better.

Bence elinde bir kaset var, Jack. Ve bu kaset bence gerçek.

I think you got a tape, Jack, and I think it's the real thing.

Hey, bak. birincisi, o benim arkadaşım değil. ikincisi, bu onun kaseti değil.

Hey, look. Number one, he's not my friend. And number two, it's not his tape.

Sanırım bu tamamen o kasette ne olduğuna bağlı değil mi?

Well, I guess that depends entirely on what's on that tape, doesn't it?

Kaset artık bir sorun değil.

It's not a problem anymore.

Bana kaseti ver sadece, tamam mı?

Just give me the tape, okay?

Şimdi, unutma bu iki numaralı kaset.

Now, remember, this is tape number two.

Gidip şu kaseti al ve hemen buraya getir.

Go get that tape and bring it here right now.

İşte o zaman bizim kaseti aldım. Ama sonra olmaz diye düşündüm.

So that's when I got our tape, but then I thought, "No.