Turkish-English translations for kavşak:

intersection · junction · crossroads, crossroad · cross, crossing · other translations

kavşak intersection

Evet, şey, ben de kavşakta Matt Kerrigan'a ait olan bu boş evrak çantasını buldum.

Yeah, well, I found this empty briefcase belonging to a Matt Kerrigan at that intersection.

Ne kavşak hakkında Kuzey Vegas Pearl Street ve Kraliyet Avenue?

What about the intersection of Pearl Street and Royal Avenue in North Vegas?

Tüm birimler. Kavşak tıkandı.

All units, intersection blocked.

Click to see more example sentences
kavşak junction

Bunu biliyorum çünkü ben de Mezarlık Kavşağı'nda büyüdüm ve ben de o okula gittim.

Well, I know so because I grew up in Cemetery Junction and I went to that school.

Burada bir kavşak var.

There's a junction here.

Büyük bir kavşak noktasıydı.

It was a large junction.

Click to see more example sentences
kavşak crossroads, crossroad

Kuzey ormanları mevsimlik ziyaretçiler ve arktik uzmanları için bir kavşak noktasıdır.

The northern forests are a crossroads for seasonal visitors and arctic specialists.

Burası ölü inek kavşağı, efendim.

This is Dead Cow Crossroads, sir.

Ötesinde Bak kavşak ışığı görmek için.

Look beyond the crossroads to see the light.

Click to see more example sentences
kavşak cross, crossing

Her köprü, her kavşak, her yol tutulmuş olacak.

Every bridge, every river crossing, every road, staked out.

Anja Björk, Adelgatan'ı Östergatan'la birleştiren kavşakta görüldü. Tamam.

We've spotted Anja Bjork where Adelgatan crosses Ostergatan.

Billy, kavşakları ekrana getir ve o karavanı bul!

Sandiego,two minutes ago. Billy,get the crossing on the screens