kaya

Evet, bir kaya sesi gibi, ama uçan kuş sesi değil.

Yeah, it sounds like a rock, it doesn't sound like a bird.

Beyler, bir şey ya da birisi şu kayanın arkasında.

Gentlemen, something or someone is behind that rock.

Bu kayanın üzerinde üç ay, ve hala iyi bir fincan kahve içemiyorum.

Three months on this rock, and I still can't get a decent cup of coffee.

Sadece bir kuyu, fakat ben birkaç kaya fırlattığımda bir şeyler buldum, daha büyük bir şey olmalı

It was just a hole but I dragged away a few rocks and found something that must be much bigger.

Bana bir iyilik yap ve biraz yana kay.

Do me a favor and move off a little.

Bu bir yatak yoksa kaya mı?

Is this a bed or a rock?

Ya da, "Bu elmas değil, sadece bir kaya.

Or, "That's not a diamond, it's just a rock.

Ya da, "Bu elmas değil, sadece bir kaya.

Or, "That's not a diamond, it's just a rock.

Fakat Jerry, biz başka dünyadan bir kaya parçası hakkında konuşuyoruz.

But Jerry, we're talking about a rock from another world.

Ama o bir kaya değildi

But it wasn't a rock