keçisi

Bence Jason harika bir günah keçisi oldu, çünkü burada değil.

I think that Jason became a perfect scapegoat because he's not here.

Tamam mı? Bu insanlar bunlar o keçiye ne yapıyor bunlar?

These people these these what are they doing to that goat?

Zavallı yaşlı keçinin huzur ve sessizliğe ihtiyacı var.

The poor old goat needs peace and quiet. That's right!

Herkes senin gibi yarı yarıya dağ keçisi değil.

Everybody is half a mountain goat like you.

Ancak Henri bir delinin ellerinde öldü ve bir günah keçisi gerekiyordu.

But Henri died at the hands of a lunatic and a scapegoat was required.

Bu ülkenin sorunları için babamın günah keçisi seçilmesi çok üzücü.

It's sad how my father's become the scapegoat for this country's problems.

Çünkü Andrew, senin harika bir günah keçisi olduğunu söyledi.

Because Andrew said that you were the perfect patsy.

Şimdi sen sadece bir günah keçisi arıyorsun.

Now you're just looking for a scapegoat.

Oh adamım, bak şu keçiye.

Oh man, look at that goat.

Çünkü ben de inatçı keçinin tekiydim.

Because I was too damn stubborn.