Turkish-English translations for kent:

kent · city · town · urban · place · borough · other translations

kent kent

Bay ve Bayan Kent, Biliyorum bu sizin için olduğu kadar da benim için de bir sürpriz.

mr. and mrs. kent, i know that this is as much a surprise for you as it is for me.

Ve biz gerçekten Wonder Woman ve Clark Kent değiliz.

And we're not really wonder woman and clark kent.

Özür dilerim, Bayan Kent.

Oh, sorry, Mrs. Kent.

Click to see more example sentences
kent city

Bu Bolton Village halkı için önemli bir anlaşma ve New Yok kenti için de önemli bir anlaşma.

This is a great deal for the people of Bolton Village and it's a great deal for the city of New York.

Bütün şu kent

All that city

Sıcak bir kentin kuşlara başka faydaları da var.

A warm city benefits birds in other ways, too.

Click to see more example sentences
kent town

İşte bu yüzden bütün kent seni seviyor.

That's why the whole town loves you.

Çok büyük bir kent!

It's a big town, baby!

Yüzbaşı Holmes az önce kente gitti. İş için.

Captain Holmes just went into town, ma'am, on business.

Click to see more example sentences
kent urban

Bu türlerin potansiyeli, kent kontrolünün ötesinde: yeni alaşımlar, yeni aşılar gibi.

The potential for this species goes way beyond urban pacification. New alloys, new vaccines.

Bu kent şiiri, efendim.

It's urban poetry, sir.

Rehab'larla tanışın. Kent Rehabilitasyon Memurları.

Meet the Rehabs, Urban rehabilitation officers.

Click to see more example sentences
kent place

Jonathan Kent, bu konuşmada yerin yok senin.

Jonathan Kent, you have no place in this conversation.

kent borough

Bütün beş kentte.

All five boroughs.