Turkish-English translations for kesik:

cut, cutting · incision · laceration · severed · slit · broken · off · slash · gash · disconnected · other translations

kesik cut, cutting

Hiçbir şey, sadece küçük bir kesik.

Oh, it's nothing, just a little cut.

Evet, ama şu an tamamen bağlantımız kesik!

Yeah, but now we're totally cut off!

Sadece kesik de değil.

It's not just the cut.

Click to see more example sentences
kesik incision

Kesik göğüs tüpü için yeterince büyük görünüyor.

Incision looks just big enough for a chest tube.

Kesik yeri iyi görünüyor.

The incision looks good.

Ve daha az attığımız kesikler ile hastalarımız daha iyi iyileşecektir.

And the fewer incisions we make, the better our patients will heal.

Click to see more example sentences
kesik laceration

Beyaz, Kafkas erkek. Yüzünde ve karnında derin kesikler var.

White Caucasian male with severe lacerations on his face and abdomen.

Bir saat kadar önce geldi. Boynunda kesikler var.

Came in about an hour ago, lacerations to his neck.

Birkaç kırık kemik, çeşitli kesikler, iki beyin sarsıntısı.

Several broken bones, multiple lacerations, two concussions.

Click to see more example sentences
kesik severed

Ama herkes bilir ki kesik bir kulak rengini kaybeder.

But anybody knows that a severed ear loses its color,

Bu sadece kesik bir baş.

It's just a severed head.

Beyaz, Kafkas erkek. Yüzünde ve karnında derin kesikler var.

White Caucasian male with severe lacerations on his face and abdomen.

Click to see more example sentences
kesik slit

Evet, Megumi'nin kesik boğazını gördüm bir orak ya da benzeri ile kesilmişti

Well, I saw Megumi's throat slit. With a sickle or something.

Evet, Megumi'nin kesik boğazını gördüm.

Well, I saw Megumi's throat slit

Sadece küçük, yatay bir kesik.

Just a little horizontal slit.

Click to see more example sentences
kesik broken

Kesikler, yaralar ve kırık bir bilek.

Cuts, bruises, and a broken wrist.

Birkaç kesik, kırık yok.

A few cuts, nothing broken.

Kopuk tendonlar, kırık diz kapağı, kesik parmaklar

Severed tendons, broken kneecaps amputated fingers

Click to see more example sentences
kesik off

Evet, ama şu an tamamen bağlantımız kesik!

Yeah, but now we're totally cut off!

İşte senin kesik başın!

Here's your cut off head!

Belki kesik bir kulak, patlak bir göz.

Maybe cut off an ear, pop an eye.

Click to see more example sentences
kesik slash

İşlediği her cinayet için bir kesik.

One slash for each murder he's committed.

Bu kesikler oldukça derin, sanki adam kesilmiş gibi.

Those cuts are pretty deep, almost like he was slashed.

Ve kesik boğaz.

And slashed throat.

Click to see more example sentences
kesik gash

Kötü bir kesiği var.

She's got a bad gash.

Göğüs kemiğinde sığ bir dikey kesik var.

There's a shallow vertical gash to the sternum.

kesik disconnected

Benim telefonum kesik.

My phone's disconnected.

Hayır, bağlantı kesik.

No, it's disconnected.