keyifli

Derin bir nefes al ve keyfini çıkar

Take a deep breath and enjoy the ride

Ve bu büyük malikanede küçük bir kız yaşıyordu. Orada hayat çok keyifli ama çok, çok basitti.

On this very large estate, there lived a small girl and life was pleasant there and very, very simple.

Dışarı çık, ve keyfine bak, ve bütün bu saçmalıkları unut.

Just go outside and enjoy yourself, and forget about all this nonsense.

Bayanlar ve baylar, keyfinize bakın, iyi akşamlar!

Ladies and gentlemen, good evening and enjoy yourselves!

Bugün okulda keyfine bak. Tamam mı?

You have fun at school today, ok?

Peki, tamam, burada kal ve bulaşıkları yıka ve başkalarının yemeklerini ye, ve, biliyorsun, keyfine bak.

Okay, well, then just stay here and wash dishes and eat other people's food, and, you know, enjoy that.

Dinle, keyfine bak, tamam mı?

So listen. Have fun, okay?

Jamie yalnızca ikimiz için de keyifli bir deneyim olmasını istiyorum.

Jamie, I just want this to be a pleasant experience for us both.

Onun için pek keyifli değildi!

It wasn't much fun for him!

Bu gece partiye git ve keyfini çıkar.

Go to the party tonight and enjoy yourself.