Turkish-English translations for kişisel:

personalized, personal · private · individual · intimate · civil · other translations

kişisel personalized, personal

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Ne bu, ikiniz arasındaki kişisel bir mesele mi?

Oh, what is this, a personal matter between you two?

Çok, çok kişisel bir hikaye.

It's a very, very personal story.

Click to see more example sentences
kişisel private

Bu uzun hikaye, özel ve kişisel bir mesele.

It's a long story, a private and personal matter.

Kişisel, özel bir mesele.

It's a personal, private matter.

Ama bu kişisel değil ki.

But it isn't private.

Click to see more example sentences
kişisel individual

Ama şimdi, ben bir kişiyim ve o aynı sesler beni korkutuyor.

But now that I am an individual those same voices frighten me.

Birkaç hafta sonra bu kişinin davranışları hakkında resmi bir şikayette bulunmuşsunuz.

A few weeks later you filed a formal complaint about this individual's conduct.

Katherine bu hırçın kişi Richard Dees, bizim kıdemli muhabirimizdir.

Katherine, this emotionally unstable individual is Richard Dees, our senior reporter.

Click to see more example sentences
kişisel intimate

Bu kişiye özel bir psikolojik profil testi.

This is an intimate psychological profile.

Çok özel, çok kişisel bir şey

Something so intimate, so personal

Yine de çok kişisel, çok arkadaşça bir yer.

And, yet the place feels so intimate, so friendly.

Click to see more example sentences
kişisel civil

Muhtemelen şu kişisel özgürlük işlerinden biridir.

Probably one of those civil-liberty affairs.