kişiye

Ve bu yüzden, genç ve çılgınca bir şey yapmak istedim, bunu yapmak istediğim tek kişi de sensin.

And so I wanted to do something young and crazy. And you're the only one I wanted to do it with.

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Bu evde önemli bir işi olan tek kişi sen değilsin.

You're not the only one in this house with an important job.

Ama ben doğru kişi değilim.

But I'm not right for you.

Onun gibi iki kişi daha var.

There are two more just like him.

Ama o tek bir kişi değil, onun gibi bir sürü var.

But he's not the only one, there are more like him.

Evet, sadece bir kişi.

Yeah, it's just him.

Hadi ama, buradaki tek kişi sen değilsin.

Come on, you're not the only one still here.

Bunu anlamak senin için zor, biliyorum, ama bu kişisel değil.

I know this is hard for you to understand, but this isn't personal.

Bir kişi için daha vaktimiz var mı?

Do you have time for one more?