ki

Bu senin için ne ki?

What is it to you?

Seninle her zaman "son bir" şey olacak ama gerçek şu ki artık senin hayatın bu değil.

It's always gonna be "one last" something with you, but the truth is this is not your life now.

Şu küçük araba hakkında bir gerçek var ki, o da bir isminin bile olmaması.

There is something real about that little car, something that doesn't even have a name.

Nasıl ya da neden bilmiyorum, Ama eminim ki bunun için çok güzel bir neden vardır,

I don't know how, I don't know why, but I'm sure there's a very good reason for it.

Bugün beni çok ama çok mutlu ettin ki bu çok büyük bir olay çünkü, söylemem gereken bir şey var:

And you have made me very happy today, which is a really big deal, because I have to tell you something.

Evet, haklısın ama bu demek değil ki her şey siyah ve beyaz olacak, değil mi?

But that doesn't mean that everything has to be black and white, right?

O kadar çok kötü haber var ki, bayanlar baylar, bir dünya dolusu kötü haber.

There's a world of bad news out there ladies and gentlemen, a world of bad news.

Bu küçük bir şey değil ki.

That's not a little something.

Seni o kadar çok seveceğim ki hiç bir kadın senin için yeterli olmayacak.

I'll love you so much that no woman is ever gonna be good enough for you.

Onun hakkında ne biliyorsun ki?

What do you know about her?