klişeler

Kazananlar ve bu bir klişe.

Winners, and that's a cliché.

Bu, büyük bir klişe ve senin seviyenin altında.

That is a gross cliche, and it is beneath you.

Red John klişe bir sosyopattı tembel, başarısız, hâyâlciydi.

Red John was a common sociopath. Lazy, sloppy, delusional.

Sanırım bu beni o klişelerden yapıyor.

Suppose that makes me a cliché, then.

Lanet olsun bu çok klişe!

This is so damn corny!

Bu da klişe bir yöntem, değil mi?

But isn't this a cliché, too?

Tanrım, ne kadar klişe değil mi?

Oh God, what a cliché, huh?

Ahbap, yürüyen bir klişe gibisin.

Dude, you're like a walking cliché.

Oh, bu sanki bir klişe.

Oh, that's such a cliché.

Ben bir klişe değilim tamam mı?

I'm not a stereotype, okay?