Turkish-English translations for koca:

husband · big · whole · fat · wife · giant · entire · old man · hubby · fellow · spouse · other translations

koca husband

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Ve bu zavallı adam da benim kocam.

And this poor man is my husband.

Sen benim kocam değilsin.

You're not my husband.

Click to see more example sentences
koca big

Küçük kız, bu kocaman bir dünya ama sadece bir tane var;

Little girl, it's a great big world but there's only one of

Hadi bakalım, artık koca kız oldun.

Come on, you're a big girl now.

Koca adam, dinle! Kes şunu, evlat!

Big guy, listen Stop it, kid.

Click to see more example sentences
koca whole

Senin için koca bir dünya var!

There's a whole world for you!

Ve dışarıda koca bir ordu var.

And there's a whole army out there.

Bu konuda koca bir teorim var.

I've got a whole theory about that.

Click to see more example sentences
koca fat

Banka müdürü ve şişman bir kadın ve kocası.

The bank manager and a fat lady and her husband.

O kocaman, büyük, şişman biri miydi?

Was she a great, big, fat person?

Bu kocaman bir sandviç.

That is a fat sandwich.

Click to see more example sentences
koca wife

Ama bir koca ve karısı olmanın durdurmak için çok önemlidir.

But it's very important not to stop being a husband and a wife.

James Emanuel Levenstein ve Michelle Annabeth Flaherty sizi karı koca ilan ediyorum.

James Emanuel Levenstein and Michelle Annabeth Flaherty I hereby pronounce you husband and wife.

Çinliler der ki, iyi bir evlilik için, sağır bir koca ve kör bir gerekir.

Chinese say a deaf husband and a blind wife will make a good marriage.

Click to see more example sentences
koca giant

O zaman bunu da seveceksin çünkü bu kırmızı kalp tutan kocaman bir ayı.

Well, you'll like this then, Because this is a giant teddy bear Holding a red heart.

Kocaman bir robotu takip ediyoruz.

We're all following a giant robot.

Burası kocaman bir köy.

It's just a giant village.

Click to see more example sentences
koca entire

Neredeyse kış geldi ve benim beslemem gereken koca bir köy var.

Winter is almost here and I have an entire village to feed!

Koca bir orduya ihtiyacımız var.

We would need an entire army.

Sanchez'i koruyan koca bir ordu var.

Sanchez has an entire army protecting him.

Click to see more example sentences
koca old man

Yaşlı bir adam için kocaman bir ağzın var.

You got a big mouth for an old man.

Oh, Yaşlı bir adam için koca bir ağzın var, Lou.

Oh, you got a big mouth for an old man, Lou.

Kocam benden yaşlı olabilir ama o yaşlı bir adam değil.

My husband is an older man, but he's not an old man.

Click to see more example sentences
koca hubby

Sen çok mutlu görünüyordu Zengin koca ve gut

You seemed so happy with the rich hubby and the gout

Bu benim kocam. Hatırladın mı?

That's my hubby Remember?

Ya "kocam" ne olacak?

What about my hubby?

Click to see more example sentences
koca fellow

Senin gibi bir küçük için ne kocaman bir top.

Such a big ball for such a little fellow.

Sorun değil koca adam.

It's okay, big fellow.

Sakin Sakin koca adam

Easy. Easy, big fellow.

Click to see more example sentences
koca spouse

Ve gelinimizin de sadece bir kocası var.

And my daughter-in-law too has only one spouse.

Benim resmî nikahlı kocam.

My lawfully wedded spouse.