Turkish-English translations for kol:

arm · leg · lever · hand · forearm · sleeve · limb · wrist · branch · bar · team · wing · other translations

kol arm

Bana bir kola mal olan adam.

The man who cost me an arm.

Bence bu daha çok bir kol.

Actually, I think that's an arm.

Hasta Joe Luria, dört saniye süren distal ve proksimal kol kasılması gözlemlendi.

Patient Joe Luria, distal and proximal arm contractures, duration four seconds.

Click to see more example sentences
kol leg

Bana bir kola ve bacağa mal oldu.

It cost me an arm and a leg.

İşte, cicim, bu bir kol, ve bunlar da bacak.

There, sweetie, that's an arm, and those are legs.

Dört kol, dört bacak.

Four arms, four legs.

Click to see more example sentences
kol lever

Başka kol yok, sadece şalterler var.

There are no more levers, just switches.

Bilmediğim bir tek şey var. Bu kol ne işe yarıyor?

There's only one thing I don't know what this lever does.

Tamam, peki bu kol ne işe yarıyor?

Okay, so what's this lever do?

Click to see more example sentences
kol hand

Bize bacaklar, eller ve düzgün bir kol gerek.

We need legs, hands and a decent arm.

Yağmurluk şeklindeki bu cihaz, yapay bir kol ve sahte bir elle donatılmıştır.

This raincoat gadget is equipped with an artificial arm and a fake hand.

Kraliçe bir kral beyan ettiğinde ve Sağ Kol da bir başka kral beyan ettiğinde, Altın Pelerinliler kimin huzurunu koruyacak?

When the Queen proclaims one King and the Hand proclaims another, whose peace do the Gold Cloaks protect?

Click to see more example sentences
kol forearm

Buna demir kol kung fu derler.

This is called Iron Forearm Kung Fu.

Güçlü bir ön kol, eskrimde kesinlikle bir avantajdır.

A strong forearm is certainly an advantage in fencing.

Çocuklar için ok-yay takımı ve deriden yapılmış bilek ve ön kol koruyucu aldık.

We purchased a junior bow-arrow kit and a leather wrist forearm guard.

Click to see more example sentences
kol sleeve

Ben Pringles bir mini kol ile otelde tek başına sona erdi EUROSPORT'TA Malezya golf izlerken.

I ended up alone in the hotel with a mini sleeve of Pringles watching Malaysian golf on Eurosport.

Ve bir arkaya monte edilmiş paslanmaz kol var sizin oksijen tank için.

And it's got a rear-mounted stainless sleeve for your oxy tank.

Sadece kol kısmı.

Just the sleeve.

kol limb

Kayıp kol ve bacaklar, parçalanmış yüzler.

Limbs missing and faces blown apart.

Kol ve bacaklarda zayıflık ya da uyuşma?

Any weakness in the limbs or numbness? Nothing.

Kol ve bacaklarında tuhaf bir ağırlık.

A strange heaviness in your limbs.

kol wrist

Unutma, kol ve bilek.

Remember arms and wrists.

Çocuklar için ok-yay takımı ve deriden yapılmış bilek ve ön kol koruyucu aldık.

We purchased a junior bow-arrow kit and a leather wrist forearm guard.

kol branch

Bir şekilde bu kol kötü bir yere gitti, ve bu benimle başladı..

Somehow this branch went bad and it started with me.

Bu gizli bir kol.

It's a covert branch.

kol bar

Barbekü tavuk sandviç, fırında patates ve orta kola.

Bar-B-Q chicken sandwich, baked potato plain, with a medium Coke.

kol team

Her kol için tek takım.

One team for each arm,

kol wing

Esnek kanatlı, kolalı şapka.

Starched cap with flexible wings.