Turkish-English translations for kolayca:

easy · easily · well · quickly · smoothly · readily · lightly, light · conveniently · other translations

kolayca easy

Hiç kolay olmadı ama yine de yaptın bunun için özel bir şey hak ediyorsun.

It couldn't have been easy, but you did it anyway, and for that, you deserve something special.

Senin için kolay olmadı, değil mi, Jack?

This isn't easy for you, is it, Jack?

Bu o kadar kolay değil, anne.

Well, it's not that easy, mom.

Click to see more example sentences
kolayca easily

Ona herşey çok kolay geliyordu, ama en azından o, bunu biliyordu.

Everything came too easily to him, but at least he knew it.

Hayır, ben kolayca terk etmeyeceğim.

No, I won't leave that easily.

Tamam, sence ben ne kadar kolay korkuyorum?

All right, how easily do you think I scare?

Click to see more example sentences
kolayca well

Evet, bu kadar kolay, değil mi?

Yeah, well, that's just it, isn't it?

Bunu söylemek senin için çok kolay.

Well, that's easy for you to say.

O zaman hiç kolay olmayacak.

Well, that's not gonna be easy.

Click to see more example sentences
kolayca quickly

Çabuk, temiz ve kolay.

Quick, clean and easy.

Hayır, hayır, sen hızlı ve kolay olacağını sanıyordun değil mi?

No, no, you thought it'd be quick and easy, didn't you?

Birincisi hızlı ve kolay, diğeri ise yavaş ve acı dolu.

One is quick and easy, the other is slow and painful.

Click to see more example sentences
kolayca smoothly

Bu gerçekten karışık bir görev ama işler kolay ilerliyor.

This is a real complex mission but things are going smoothly

Hayat sorunsuz ve kolay.

Life is smooth and easy.

Düzgün, kolay bir sürüş.

A smooth, easy ride.

Click to see more example sentences
kolayca readily

Ve ben kolayca kabul ettim.

And I readily accepted.

Ama o kolayca orada olduğunu kabul ediyor.

But she readily admits that she was.

İngilizce sıfat, anlamı " kolaylıkla

English adjective meaning "readily vaporizable

Click to see more example sentences
kolayca lightly, light

Hafif ve kolay uçulur.

Light and easy to fly.

Hiç kolay değil, Ivan Loginovich.

Not at all lightly, Ivan Loginovich.

Sizi temin ederim ki, bu kararı kolay vermedim Üstad Jedi.

Oh, I assure you, I did not make this decision lightly, master Jedi.

Click to see more example sentences
kolayca conveniently

Hayır, kolay olurdu ama hayır.

It would be convenient, but no.

Üzerine alınma ama biraz kolay oldu.

No offense, but it's a little convenient.