Turkish-English translations for kontrol:

checked, checking, check · controlling, control, controller, controlled · command · governance · inspection · examination · helm · pilot · direction · wire · supervision · curb · regulation · other translations

kontrol checked, checking, check

Bu çok iyi, çünkü o muhtemelen birilerine söyledi, ve onlar buraya gelip bunu kontrol edecekler.

That's very good, because she probably told somebody, and they're gonna come out here and check it out.

Git diğer odayı kontrol et.

Go check the other room.

Ona bir şey söylemedim. Sadece bir şeyi kontrol ettim.

I didn't tell him anything just checked him out

Click to see more example sentences
kontrol controlling, control, controller, controlled

Pekâlâ, millet merak edecek bir şey yok ve her şey kontrol altında.

All right, people, You have nothing to worry about, and everything is under control.

Hiç bu kadar güçlü bir şey hissetmemiştim ama kontrol edemiyorum.

I've never felt anything so strong, But I can't control it.

Onu kontrol edebilir misin sence?

You think you can control it?

Click to see more example sentences
kontrol command

Bu gemi artık bir savaş ganimeti, Kaptan, benim kontrolüm altında.

This vessel is now a prize of war, Captain, under my command.

Komutan, buradaki kontrolü kaybettin.

Commander, you've lost control here.

Bir komuta yoksa kontrol gemisi mi?

ls it a command and control ship?

Click to see more example sentences
kontrol governance

Gerçek şu ki, bu araştırma hükümetin kontrolü altında devam etmek zorunda.

The fact is, this research must continue under government control.

Hükümet herşeyi kontrol ediyor.

The government controls everything.

Onların kontrolleri için hükümet ajanları geldi.

Government agents came for their inspection.

Click to see more example sentences
kontrol inspection

Onların kontrolleri için hükümet ajanları geldi.

Government agents came for their inspection.

Sağlık kontrolü için burada sıraya girin.

Queue here for health inspection.

İmparatorluk Ordusu bu odayı kontrol etmek istiyor.

The Imperial Army wants to inspect this room.

Click to see more example sentences
kontrol examination

Seni tekrar kontrol etmek için bu öğleden sonra doktor gelecek.

The doctor will be back this afternoon to examine you again.

Prof. Tang, kontrol etmeye geldiğiniz için teşekkürler.

Prof. Tang, thanks for coming to examine it.

Biliyor musun? Ağzını bir kontrol etmek istiyorum.

You know, I'd like to examine your mouth.

Click to see more example sentences
kontrol helm

Bilgisayar, otomatik dümen kontrolünü devreye sok.

Computer, activate automatic helm control.

Kaptan, tüm sistemler dümen kontrolüne geri döndü.

Captain, all systems are back under helm control.

İnteraktif durum görüntüleyicieri, ikincil dümen kontrolü.

Interactive status displays, secondary helm control.

Click to see more example sentences
kontrol pilot

Ama tamamen Pilot kontrolünde ki o da bir erkek, tabii.

But only controlled by Pilot, a male, of course.

Pilot, bir tane Peacekeeper kontrol paneli buldum.

Pilot, I've found some Peacekeeper control panel.

Dr. Reynolds, Dr. Brace pilotunuz kontrolü kaybetti.

Dr. Reynolds, Dr. Brace your pilot has lost control.

Click to see more example sentences
kontrol direction

Kontrol, hedef direkt iki kez vuruldu.

Control, two direct hits on target.

Doğrudan yok ama sitenin kütüklerini kontrol ettim.

Not directly, but I checked the portal's log files.

Nathan ise akıllı ve kontrollü.

Nathan's smart and directed.

Click to see more example sentences
kontrol wire

Kablolar kontrol etmek için değil.

The wires aren't to control.

Tel örgülü bir kontrol noktası.

It's a barbed-wire point.

kontrol supervision

Üç mangayı sen mi kontrol edeceksin?

You wanna supervise the three squads?

kontrol curb

Finch, kendi şirketi bile Pierce'ın kontrolsüz tavırlarıyla sorun yaşıyor.

Finch, even his own company's having trouble curbing Pierce's behavior.

kontrol regulation

Trans kinetik enerji düzenleyicisi ve biyo-nöro kontrol çevrimi var.

It has transkinetic energy regulators and bio-neural control circuitry.