konuşmadılar

Dün gece için gerçekten özür dilerim, ama seninle konuşmam gereken bir şey var.

I'm really sorry about last night, but there's something I want to talk to you about.

Ne polis ne de sen bana inanıyorsun, bu yüzden söylesene, ne hakkında konuşmak istiyorsun?

Police don't believe me, you don't believe me, so tell me, what do you want to talk about?

Seninle konuşmak istediğim bir şey var çok önemli bir şey.

There's something I want to talk to you about something very important.

Bu benim için iyi bir şey. Çünkü seninle bir şey hakkında konuşmak istiyorum.

Which is good for me, because I actually wanna talk to you about something.

Eğer başka şeyler hakkında konuşmak istersen, o zaman başka şeyler hakkında konuşuruz.

If you want to talk about something else, we can talk about something else.

Bu harika ama aslında ben sizinle başka bir şey konuşmak istiyordum.

That's great, actually, Because I wanted to talk to you about something else.

Bak, dinle, şu an bunun hakkında konuşmak istemiyorum, tamam mı?

Okay, listen, I really don't want to talk about this right now, okay?

Başka şeyler görmek istiyorum, farklı, yeni şeyler farklı insanlarla konuşmak istiyorum.

I want you to see other things, different, new things, talk to different people.

Bilirsin, ama sürece biz konuşurken, Ne sizin ve kocası arasında ne oldu?

You know, but as long as we're talking, what happened between you and your husband?

Bu kadar önemli olan büyük haber ne? o kişi hakkında konuşmak zorunda mıyız?

What's this big news that's so important we had to talk about it in person?