konuşuyor

Belki akşam yemeği, konuşmak için daha uygun bir zaman olur.

Maybe we'll have dinner. It's a better time to talk.

Pekala çocuklar, sonra konuşuruz, tamam mı?

Well, guys. We'll talk later, okay?

Her neyse, bunun hakkında konuşmak güzel, gerçekten.

Anyway, it's good to talk about it, actually.

Burada seninle konuşmak isteyen biri var.

Someone here wants to talk to you.

Evet, seninle bir şey hakkında konuşmak istiyor.

Yeah, he needs to talk to you about something.

Sen de benimle bir şey konuşmak istiyordun.

You wanted to talk to me about something.

Sanırım Bob ve benim konuşmamız gereken bir şeyler var.

I think Bob and I have something to talk about. Really?

Hey, seninle bir şey hakkında konuşabilir miyim?

Hey, can I talk to you about something?

Alo. Alo! Seninle konuşmak isteyen biri var.

Hello hello! someone wants to talk to you!

Dinle, konuşmak için bir dakikan var mı?

Yeah, listen, you got a minute to talk?