konulmuş

Hayır, sen ve ben konuştuk.

No, no, you and I did.

Ben zaten kaybettim ve sen sadece konuştun konuştun ve hiç dinlemedin.

I already lost and you just keep talking and talking and you never listen.

Uzun uzun konuştuk, ve o senin için en iyisini istiyor.

We had a long talk, and she wants what's best for you.

Belki de bu yüzden şu anda konuşacak bir şeyimiz yok.

Maybe that's why we don't have anything to talk about now.

İstersen biraz daha kal ve Paul ile bir kaç dakika daha konuş. Ve ben de

You wanna stay and talk to Paul for a few more minutes and I can

Şimdi, dinle, oraya git ve konuş onunla.

Now, listen, go over there and talk to her.

Yüksek sesle ve açık konuş ve bana Claire'in öldürüldüğü gece ne olduğunu anlat.

Speak loud and clearly and you tell me what happened the night that Claire was murdered.

Bir konuş onunla, neler olduğunu anlat, hepsi bu.

Just talk to her, tell her what happened, that's all.

Colin ve ben güzel bir şekilde konuştuk, bu sabah. ve o da bir ilişki istiyor.

Colin and I actually had a very good talk this morning, and he wants a real relationship, too.

Bu konuyu bu gece konuşacağız, tamam mı?

We'll talk about this tonight, all right?