Turkish-English translations for kristal:

crystal · crystalline · other translations

kristal crystal

Kristal sende olabilir ama hâlâ bana ihtiyacın var.

You may have the crystal, but you still need me.

Phoenix çamuru kazdı, Ve sadece bir kaç inç sonra, Donmuş su kristallerini ortaya çıkardı.

Phoenix dug down into the dirt, and after only a couple of inches, uncovered crystals of frozen water.

Bu kristalleri en az benim kadar istiyorsun değil mi?

You want these crystals as much as I do, right?

Click to see more example sentences
kristal crystalline

Bu silis kristal ve kalsiyum oksit.

That is crystalline silica and calcium oxide.

Büyüleyici bir gezegendi kristal buzullar magnezyum buharı atmosfer.

Such an enchanting planet crystalline glaciers magnesium vapor atmosphere.

Kristal bir yapısı vardır.

It has a crystalline structure.

Click to see more example sentences