kurulu

Söylemeye çalıştığım şey, bu bir yönetim kurulu toplantısı ve sen bir üye değilsin.

What I'm trying to say is this is a board meeting and you're not a member.

Yarın sabah bir kurul toplantısı var.

There is a meeting tomorrow morning.

Enteresan haberlerim var, okul kurulu bana bir mevki teklif etti.

I've got some interesting news, the school board, offered me a position.

Şimdi tek ihtiyacım olan, sıradan bir yönetim kurulu üyesi daha.

President. All I need now is one more ordinary board member.

Bugün acil bir yönetim kurulu toplantısı var.

There's an emergency board meeting today.

Şimdi tek ihtiyacım olan sıradan bir kurul üyesi daha.

All I need now is one more ordinary board member.

Ama o gizli bir kurul değil, öyle değil mi?

But it's not a secret board, is it?

Yarın öğleden sonra Okul Yönetim Kurulu toplantısı var.

Tomorrow afternoon, there's a school board meeting.

Affedersiniz ama bu özel bir kurul toplantısı.

Excuse me, this is a private board meeting.

Ve benim yarın yönetim kurulu toplantım var.

And I've got a board meeting tomorrow.