mücevherler

İçinde çok ufak bir şey olan büyük bir çanta taşıyor mücevher yok ve bir katil ifadesi var.

She's carrying a large bag with very little in it, no jewelry, and she has a killer's face.

Ülkemizin binlerce yıllık, paha biçilmez elmas, inci, mücevher, tablolar, heykelleri.

Our country's thousands of years old... .priceless diamonds, pearls, jewellery, paintings, statues.

Babacık tüm bu mücevherleri bana verdi çünkü beni çok seviyor.

Daddy gave me all this jewelry because he loves me so much.

Bu film Para hakkında ya da, arabalar, mücevherler ve kadınlar hakkında değil

This film isn't about the money, the cars, the jewelry, the girls.

Genellikle heykeller, tablolar bazen mücevher. daha önce böyle bir şey görmemiştim.

Usually sculptures, paintings sometimes with jewelry, but I've never seen anything like it.

Bu büyük bir mücevher dükkanı.

This is a big jewelry shop

Burada ne arıyorsun, Seni küçük mücevher hırsızı?

What Are you doing here, you little jewel thief?

Genellikle beyaz keten bir takım, siyah kravat giyer ve altın mücevher takar.

He usually wears a white linen suit, black tie, and jewelry, all gold.

Bu pahalı bir mücevher.

This is expensive jewelry.

Bu bir mücevher kutusu mu?

Is that a jewelry box?