Turkish-English translations for müdür:

Director · manager · principal · warden · Commissioner · deputy · chief · headmaster · head · president · supervisor · boss · executive · governor · superintendent · administrator · provost · other translations

müdür Director

Eğer Müdür gerçekten ölmesini istiyorsa, başka bir gün başka bir yol bulabilir.

If the Director really wants him dead, he can find another way on another day.

Nick, Ben NCIS müdürü Leon Vance.

Nick, I'm NClS Director Leon Vance.

Müdür Vance, Özel Ajan Gibbs ve DiNozzo size FBI Özel Ajanı Pendergast'ı tanıştırayım.

Director Vance, Special Agent Gibbs and DiNozzo, I'd like you to meet FBI Special Agent Pendergast.

Click to see more example sentences
müdür manager

Bir anne, bir müdür ve küçük bir çocuk.

It's been a mother, a manager, and a young child.

Müdür Cho, şu an yanımda bir tek bu var.

Manager Cho, this is all I have with me right now.

Buranın bir müdürü var mı?

Is there a manager here?

Click to see more example sentences
müdür principal

Yine beni görmek mi istediniz, Müdüre Victoria?

You wanted to see me again, Principal Victoria?

Özür dilerim yoldaş müdür. Beylere bir şey soracağım sadece.

Sorry, comrade principal, just to ask gentleman something.

Ben Müdür Yardımcısı Davis.

This is Vice Principal Davis.

Click to see more example sentences
müdür warden

Cumartesi günü rahatsız ettiğim için özür dilerim Müdür Bey ama yardıma ihtiyacım var.

Sorry to interrupt you on your Saturday, Warden, but I need some help.

Müdür Vogel. Çocuklar için yeni bir hikayem var.

Warden Vogel, I have a new story for the children.

Müdür Bey, bir mesaj var.

Warden, I do have a message.

Click to see more example sentences
müdür Commissioner

Çünkü Emniyet Müdürü öyle söyledi. Ben de Emniyet Müdürüne söyledim.

Because the Commissioner said so, and I told the Commissioner.

Çok teşekkür ederim Müdür bey.

Thank you very much, commissioner.

Müdürüm bir sorunumuz var.

Commissioner, we got a problem.

Click to see more example sentences
müdür deputy

Ben Amir Yardımcısı Brenda Leigh Johnson Los Angeles Polis Müdürlüğü Cinayet Masası.

I'm Deputy Chief Brenda Leigh Johnson, L.A.P.D., Priority Homicide Division.

Müdür yardımcısı Carter Preston, FBI.

Deputy Director Carter Preston, FBl.

Müdür Yardımcısı Gibbons, benim adım Henry Peck.

Deputy Director Gibbons, my name is Henry Peck.

Click to see more example sentences
müdür chief

Ben Amir Yardımcısı Brenda Leigh Johnson Los Angeles Polis Müdürlüğü Cinayet Masası.

I'm Deputy Chief Brenda Leigh Johnson, L.A.P.D., Priority Homicide Division.

Müdür Moon bugün biraz hassas da.

Chief Moon is little sensitive today.

Wallace ve Emniyet Müdürü ön tarafta öldürüldü.

Wallace and the chief were killed out front.

Click to see more example sentences
müdür headmaster

Aynı zamanda geçen gün Müdür O'Dell ile de çok yakın olduğunu fark ettim.

I also noticed that you were very close to headmaster O'Dell the other day.

Teşekkürler, müdür bey, bu nazik hoş geldiniz sözleriniz için.

Thank you, headmaster, for those kind words of welcome.

Hogwarts'ın en iyi müdürünün gözetimi altında olacak. Albus Dumbledore.

He'II be under the finest headmaster Hogwarts has seen, Albus Dumbledore.

Click to see more example sentences
müdür head

Merhaba, ben Linda Bloom, satış müdürü.

Hi, I'm Linda Bloom, head of sales.

Pazarlama ve galaktik bağlantı müdürü.

Head of Marketing and Galactic Liaison.

Sydney Newman, Drama Müdürü, seni Bay William Hartnell ile tanıştırayım.

Sydney Newman, Head Of Drama, let me introduce you to Mr William Hartnell.

Click to see more example sentences
müdür president

Büyüyünce gizli servis müdürü olmak istiyor. Merhaba Bay başkan. Merhaba.

He also wants to be a Secret Service Director Hello, Mr. President Hello

Merhaba. Ben Roxie Rutherford. Rutherford Events'in genel müdürü ve yöneticisiyim.

Hi, I'm Roxie Rutherford, president and C.E.O. of Rutherford Events.

Teşekkür ederim müdür Higgins.

Thank you, president Higgins.

Click to see more example sentences
müdür supervisor

Müdürün işini gerçekten çok seviyor olmalı.

Your supervisor must really love her job.

LK Şirketi'nden bir müdür için çok mütevazi bir araba sürüyorsunuz efendim.

For a supervisor at LK Corporation, you drive a very modest car, sir.

Chen Guo Wing, genel müdür.

Chen Guo Wing, Superior Supervisor

Click to see more example sentences
müdür boss

Ne demek istiyorsun müdür?

What do you mean, boss?

Hadi müdür, sen de gel.

Boss, come on, will you?

O benim müdürüm!

He's my boss!

Click to see more example sentences
müdür executive

Müdür, yönetici, sekreter. Çok yaşlı olmayan güçlü biri.

director, executive, secretary someone strong not too old

Jung Chung, Goldmonn yönetici müdürü.

Jung chung, goldmoon executive director.

Tommy yönetici müdür.

Tommy's executive director.

Click to see more example sentences
müdür governor

Müdür, sürekli daha fazlasını istiyor.

The Governor constantly wants more.

Müdür Santos, matmazel Carole.

Governor Santos, Mademoiselle Carole.

Çok farklı. Wentworth'un yeni müdürünü açıklıyorum.

Very different. Wentworth's new governor, Erica Davidson.

Click to see more example sentences
müdür superintendent

Müdür Chalmers bana ihanet etti.

Superintendent Chalmers betrayed me.

Müdür MacDonald trenin raydan çıkarılmasını istiyor.

Superintendent MacDonald wants to derail her.

Dr. Benjamin Salt Stonehearst akıl hastanesinin gerçek müdürü.

Dr. Benjamin Salt, rightful Superintendent of Stonehearst asylum.

Click to see more example sentences
müdür administrator

Yazıyor, yazıyor ama başka bir yazı yazıyor nahiye müdürü!

He writes, but he writes another script, District Administrator.

Müdür yardıcısının odasını.

Deputy Administrator's office.

Sishui karakolunun eski müdürü.

Former administrator of Sishui outpost.

müdür provost

Bay Daniel Clove, buradaki müdür.

Mr. Daniel Clove, the provost here.