müttefik

O iyi bir adam eski dine inanıyor ve önemli bir müttefik.

He is a good man of the old religion and an important ally.

Çünkü bu teknolojiye sahip herhangi biri çok güçlü bir müttefik olabilir

Because anyone with that technology would be a very powerful ally

Hem Müttefikler hem de Almanlar için bu en uzun gün olacak en uzun gün.

For the Allies as well as the Germans, it will be the longest day the longest day!

Ama aynı zamanda çok güçlü bir müttefik olabilirler.

But they can also be a very powerful ally.

Worf, seni her zaman bir dost ve müttefik olarak gördüm.

Worf I have always considered you a friend and an ally.

Zihin güçlü bir müttefik olabilir veya en büyük düşmanın.

The mind can be a powerful ally Or your greatest enemy.

Er ya da geç müttefik kuvvetleri Almanya'ya ulaşır. O zaman ne olacak peki?

Sooner or later, the Allies will reach Germany and then what?

Russell onun davası için güçlü bir müttefik olabilir.

Russell could be a powerful ally to her cause.

Ama bu çok büyük bir kumardı çünkü müttefikler geri dönebilir ve karşı saldırıya geçebilirlerdi.

But this was a huge gamble because the Allies could turn back and counter attack.

Soğuk savaş sırasında, orada bir müttefik askeri üs vardı.

During the Cold War, there was an Allied military base there.