maddi

Tony, bunlar Sarah, Josh, Sarah, Maddie, Felicia, Hugo, Sebastian, Sarah, Sam and Sarah.

Tony, this is Sarah, Josh, Sarah, Maddie, Felicia, Hugo, Sebastian, Sarah, Sam and Sarah.

Maddie, Felicia, Hugo, Sebastian, Sarah, Sam ve Sarah.

Maddie, Felicia, Hugo, Sebastian, Sarah, Sam and Sarah.

Ben bir federal ajanım ve bir insan kaçakçılığı operasyonuna maddi destek veremem.

I'm a federal agent, and I cannot lend material support to a human smuggling operation.

Orada bir şey var ve Raymond ne olduğunu biliyor. Maddy!

There's something in there, and Raymond knows what it is

Belki maddi şekilde değil ama ya da başka bir şekilde de Ama yine de

Maybe not in any material way or any other way, but still.

Bu yıl Noel, maddi değil manevi olacak. Tamam mı?

You know, this year, Christmas is about spiritual not material.

Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim Maddy.

I'm not sure this is such a good idea, Maddy.

Kendine iyi bir adam bul, tamam mı, Maddy?

You find yourself a good man, all right, Maddy?

Bu günlerde kadınların da maddi gücü var değil mi?

Women these days have the financial power, right?

Sen iyi bir hafıza, Maddy var.

You have a good memory, Maddy.