mahvettin

Bart erkek kardeşler hakkında çok hoş bir rüya görüyordu ve sen onu mahvettin.

Bart was having a perfectly nice dream about brothers, and you ruined it. Yeah?

Hayatımı bir kez mahvettin, şimdi bir kez daha yapıyorsun.

You destroyed my life once and now you're doing it again.

Tebrikler, resmen bir adamın hayatını mahvettin.

Congratulations. You've officially destroyed a man's life.

Çünkü onu öldürmenin sadece bir yolu vardı ve beni kurtarmak için onu mahvettin.

'Cause there was only one way to kill him, and you blew that to save me.

Neden ona aşık oldun ve benim için her şeyi mahvettin?

Why'd you fall in love with her and ruin everything for me?

Güzel akıllı, inanılmaz bir kız. Ve sen bunu mahvettin.

She's beautiful and intelligent and amazing and you blew it.

Hayır, her şeyi sen mahvettin.

No, you ruined everything!

Ve sen her şeyi mahvettin!

And you've ruined everything!

Sen bir salgın hastalık gibisin, John Crichton, ve hayatımı mahvettin

You are like a plague, John Crichton, and you have ruined my life

Sana ikinci bir şans vermiştim, Peyton. Ve sen onu mahvettin.

I gave you a second chance, Peyton, and you blew it.