mekanizması

Bu bir savunma mekanizması değil. Bu bir silah!

This isn't a defense mechanism, it's a weapon!

Evet, bu bir savunma mekanizması.

Yeah, it's a defense mechanism.

Evet bu doğru, bir savunma mekanizması.

It's true. It's a defense mechanism.

Bu bir savunma mekanizması ama kötü değil.

It's a defense mechanism, but it's good.

Bu bir savunma mekanizması.

It's a defense mechanism.

Demek istediğim, bu bir savunma mekanizması.

Yeah, I mean, it's a defence mechanism.

Ama yoğun terapiye karşı bir savunma mekanizması olduğunu düşünüyorsun.

But you think it's just a defense mechanism against intensive therapy.

Garip biriydi, evet ama bu sadece bir savunma mekanizmasıydı.

He's odd, yes, eccentric, but it's just a defense mechanism.

Bu duvar, korkunç bir savunma mekanizması.

This wall is a terrific defence mechanism.

Bu savunma mekanizması, tamam mı?

It's a defense mechanism, all right?