Turkish-English translations for merhamet:

mercy, merciful · compassion · pity · compassionate · forgiveness · charity · clemency · feeling · humanity · grace · other translations

merhamet mercy, merciful

Yani, eğer bir hemşire ise ya merhamet meleği, ya da ölüm meleği oluyor, değil mi?

So if it is a nurse, is she an angel of mercy or an angel of death?

Tanrım bize merhamet et.

God have mercy on us.

Lütfen, merhamet etsin biri

Somebody please have mercy

Click to see more example sentences
merhamet compassion

Hala biraz saygı ve merhameti hak ediyorlar.

They still deserve a little respect and compassion.

Sadece kelimeler ve merhametin daha iyi bir yol inancı.

Just a belief that words and compassion are the better way.

Tanrı aşkına biraz merhamet edin.

For God sakes, have some compassion.

Click to see more example sentences
merhamet pity

Merhamet et, beni sev Sana çok ihtiyacım var.

Have pity on me, love me. I need you so.

Pekâlâ o zaman bana merhamet et.

Well, then Take pity on me.

O zaman onu öldürerek merhamet et.

Then pity him by killing him yourself.

Click to see more example sentences
merhamet compassionate

Ben çok merhametli bir insanım.

I'm a very compassionate person.

Sıcak ve merhametli hissediyor musun?

Do you feel warm and compassionate?

Bu adam, merhametli biri.

This guy, he's compassionate.

Click to see more example sentences
merhamet forgiveness

Johnny, dizlerinin üstüne çök, ve affedilmek için yalvar ve belki sana merhamet ederim.

Johnny, get down on your knees and beg for forgiveness, and I might show you mercy.

Merhametli Tanrım, beni affet, beni affet.

Merciful God, forgive me, forgive me.

Allah'ım, onu bağışla ve ona merhamet et.

O Allah, forgive him and have mercy upon him.

Click to see more example sentences
merhamet charity

Hıristiyan merhametin nerede şimdi?

Where's your Christian charity now?

Uh, merhamet için?

Uh, for charity?

Bay Langton, sizde merhamet yok mu?

Mr. Langton, have you no charity?

Click to see more example sentences
merhamet clemency

Bir şey söyle, herhangi bir şey, o zaman merhamet dilenebilirim.

Tell me something, anything and I can plead clemency.

Jason için dua etmeye geldim. ve merhamet dilemek için.

I came to pray for Jason. And to beg for clemency.

Adalet." "Merhamet." "Sefkat.

Justice." "Mercy." "Clemency.

Click to see more example sentences
merhamet feeling

Sıcak ve merhametli hissediyor musun?

Do you feel warm and compassionate?

Bu kalp diğerleri için merhamet besliyor.

The heart that feels compassion for others.

Acı çeker çünkü iyidir ve merhamet hisseder.

He suffers because he's good and feels compassion.

merhamet humanity

Cesaret, fedakârlık, merhamet ve insaniyet.

Courage, sacrifice, compassion, humanity.

Diğer insanlar için merhamet.

Compassion for other human beings.

Bütün insani duyguları ve merhameti bastırmak

Suppress all human emotion and compassion

merhamet grace

Çok iyi bir şifacı değilim ama belki Buda'nın merhameti ile

I'm not much of a healer but perhaps with the grace of Buddha

Bana merhamet ve bağışlanma bahşet.

Grant me grace and forgiveness.

Bağışlama ve Merhamet Üzerine bir Vaaz.

A Sermon on Indulgence and Grace.