Turkish-English translations for mesela:

like · for · for example · for instance · say · such · such as · other translations

mesela like

Ne, sen gibi olmak mesela?

What, to be like you?

Mesela benim gibi

People like me.

Bu kapı mesela.

Like this door.

Click to see more example sentences
mesela for

Mesela ben başkaları aptal olduğu için ağlarım ve bu beni üzüyor.

For example, I cry because others are stupid and it makes me sad.

Mesela erkek arkadaşın gibi ha?

Like your boyfriend for example.

Mesela gerçek bir işi olan biriyle, bir bankacıyla falan.

For instance, someone who's got a real job, like a banker.

Click to see more example sentences
mesela for example

Mesela ben başkaları aptal olduğu için ağlarım ve bu beni üzüyor.

For example, I cry because others are stupid and it makes me sad.

Mesela, Abraham Lincoln ve oda arkadaşı,

For example, Abraham Lincoln and his roommate,

Mesela senin oğlun gibi.

Like your son for example.

Click to see more example sentences
mesela for instance

Mesela, eminim ki o iğrenç ayakkabıları duygusal bir sebep için satın aldım.

For instance, I bet you bought those hideous shoes for some emotional reason.

Mesela benimle bir kahve içmek için.

To have coffee with me, for instance.

Evet, güvenlik sorularına. Mesela şey gibi

Yes, security questions, for instance, like,

Click to see more example sentences
mesela say

Mesela biraz daha kişisel bir şey.

Say, uh something a little more personal?

Mesela "oh", ismi gibi mi?

Like oh, say, her name?

Ama kesin bir şeyler olmalı. Mesela bir bar dolusu ölüler gibi.

But it's gotta be something definite, like, say, a pub full of dead people.

Click to see more example sentences
mesela such

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela

It could be a fragment of schist perhaps the ossification of an organic material such as

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela Bu kemik.

Could be a fragment of schist, or perhaps the ossification of an organic material such as

Ama bazı şeyler çok önemlidir mesela sadakat.

But some things are important, Such as loyalty.

Click to see more example sentences
mesela such as

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela

It could be a fragment of schist perhaps the ossification of an organic material such as

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela Bu kemik.

Could be a fragment of schist, or perhaps the ossification of an organic material such as

Ama bazı şeyler çok önemlidir mesela sadakat.

But some things are important, Such as loyalty.

Click to see more example sentences