Turkish-English translations for mutlu:

happy · merry · glad · pleased · blessed · joyful · lucky · delighted · content, contented · gay · fortunate · elated · bright · other translations

mutlu happy

Çünkü yarın, herkes her istediğini yapacak ve herkes çok mutlu olacak!

Because tomorrow, everyone will have everything... .and everyone will be very happy!

Ama bu seni mutlu edecek mi?

But will that make you happy?

Söyle bana seni ne mutlu eder.

Tell me what makes you happy.

Click to see more example sentences
mutlu merry

Mutlu Noeller. Dün gece için teşekkür ederim.

Merry Christmas, and thank you for last night.

Mutlu Noeller Ajan McGee, Ajan DiNozzo.

Oh, merry Christmas, Agent McGee, Agent DiNozzo.

Size de mutlu Noeller, efendim.

Merry Christmas to you, sir.

Click to see more example sentences
mutlu glad

O iyi biri ve evet, tamam o ve Haley biraz tuhaf ama onların adına mutluyum.

He's a good guy and yeah, okay, him and Haley, it's kinda weird but I'm glad for them.

O zaman sanırım ben de normal olmadığım için mutluyum.

Well, then I guess I'm glad I'm not normal either.

Ama, yine de burda olduğun için mutluyum.

But, uh, I'm still glad you're here though.

Click to see more example sentences
mutlu pleased

Ve tek istediğim bir şans daha. Lütfen. Seni mutlu yapmak için bir şans.

And I'm just asking for one more chance, please one chance to make you happy.

Lütfen mutlu ol.

Please, be happy.

Lütfen herkesi mutlu et..

Please keep everyone happy.

Click to see more example sentences
mutlu blessed

Tanrı seni kutsasın ve yollasın sana güzel mutlu bir yıl

And God bless you and send you a happy new year

Mutlu Noeller ve Tanrı sizi korusun.

Merry Christmas and God bless you.

Tanrı sizi korusun, efendim, mutlu Noeller.

Bless you, sir. And merry Christmas.

Click to see more example sentences
mutlu joyful

Mutlu olacağım, Jackson çünkü bu mutlu bir an ve bunu kutlamalıyız, tamam mı?

I'll be happy, Jackson, because it is a moment of joy, and we should celebrate.

O bizi mutlu edecek bir plan hazırladı.

He prepared a plan that will bring us joy.

Mutlu Noeller, Joy.

Merry Christmas, Joy.

Click to see more example sentences
mutlu lucky

Hadi, şanslı bir kız seni çok mutlu edecek.

Come on, you're gonna make some lucky girl very happy.

Ben mutlu ve şanslı bir adamım.

I'm a happy and lucky man.

Şanslı değildi ya da cesur ya da mutlu.

He wasn't lucky or brave or happy.

Click to see more example sentences
mutlu delighted

John Hammond. Sonunda sizinle tanıştığım için çok mutluyum Dr. Grant.

John Hammond, and I'm delighted to meet you finally in person, Dr. Grant.

Belki de biraz fazla mutlu.

Maybe a little too delighted.

Bu gece, senin gecen, izin ver seni mutlu edeyim.

Tonight is your night, let me delight you.

Click to see more example sentences
mutlu content, contented

Mutlu gördüm, ama hiç hoşnut görmedim.

I've seen you happy, but never content.

Ama bir zamanlar bu insanlar mutlu ve memnundular.

But once these poor people were happy and contented.

Çünkü ben onu mutlu ettim.

Because I made her content.

Click to see more example sentences
mutlu gay

Mutlu olmak eşcinsel olmak gibidir. Basit bir seçim.

Being happy is just like being gay it's a choice.

Mutlu ve neşeli ol!

Be happy and gay!

Herkes çok neşeli ve mutlu görünüyor ve ben gözlemek için buradayım.

It all seems very gay and happy, and I am here to observe.

Click to see more example sentences
mutlu fortunate

Neyse ki mutlu bir sonu var.

Fortunately, it has a happy ending.

Toz toprak olan bir dünyada ne mutlu ki, Touclean var.

In a world of dust Fortunately, there is Touclean

Ey neşeli, ey mutlu, ey şanslı kişi!

O joyful. O delighted. O fortunate one!

Click to see more example sentences
mutlu elated

Chad, beni hiç böyle mutlu görmüş müydün?

Chad, have you ever seen me so elated?

Gergin. mutlu korkmuş.

Nervous elated scared.

mutlu bright

Her yer mutlu ve parlak

All is merry and bright

Sağ olun. Yıldızlar parlak bir şekilde ışıldıyor Mutlu Noeller.

Thank you. The stars are brightly shining Merry Christmas.