Turkish-English translations for nerede:

where · wherever · whereabouts · other translations

nerede where

Neyse. Burada bir yerde olduğunu biliyorum ama tam nerede olduğunu bilmiyorum.

Anyway, I know it's around here somewhere, but I don't know where it is.

Ve şimdi de nerede olduğunu bilmiyor musun?

And now you don't know where he is?

Gördün şimdi. Nerede o? O burada değil.

Now, where is she?. .She not here.

Click to see more example sentences
nerede wherever

Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, seni izliyor ve bekliyor olacağım.

Wherever you go and whatever you do, I'll be there watching and waiting.

O zaman bulun onu, Amiral Smith. Her neredeyse!

Then find him, Admiral Smith, wherever he is.

Her nerede bir polis bir adamı döverse orada olacağım.

Wherever there's a cop beating up a guy I'll be there.

Click to see more example sentences
nerede whereabouts

O zaman, cinayet gecesi nerelerde olduğu konusunda yalan söyledi. Ve bir nedeni, bir fırsatı ve

Okay, so he lied about his whereabouts the night of the murder, and he's got motive, opportunity and

Ne yazık ki şu anda Samantha Weller'in, hala nerede olduğu bilinmiyor.

Unfortunately, the whereabouts of Samantha Weller are still unknown at this time.

O, bu gizemli çiftin nerede olduğunu biliyor olabilir.

She might know the whereabouts of this mysterious couple.

Click to see more example sentences