Turkish-English translations for normal:

normal · regular · usual · ordinary · natural · standard · typical · plain · other translations

We also found translations for word normal in English.

normal normal

Arkadaşlar ve aile ile mükemmel bir hediye Peki, bir anne olmak, güzel bir, normal bir akşam yemeği olduğunu söyleyebilirim.

Well, being a mom, I can tell you that a nice, normal dinner with friends and family is a perfect gift.

Sen de normal bir adam değilsin.

And you are not a normal man.

Bu ev sana normal geliyor mu?

Does this house look normal to you?

Click to see more example sentences
normal regular

Ve ben sadece normal bir doktor olmak için kullanılır kim görmedim ölü insanlar.

And I used to be just a regular doctor who didn't see dead people.

Ne gibi? Normal bir şey değildi ve ben

It was not like a regular thing.

Ben normal insan değilim.

I'm not a regular man.

Click to see more example sentences
normal usual

Her zaman her şeye bir cevabın var normalde, değil mi?

You always have an answer for everything, usually, don't you?

Evet, normalde öyle biri değil.

Yeah, she's not usually like that.

Kesinlikle bu hiç normal değil.

Definitely this is not usual.

Click to see more example sentences
normal ordinary

Sadece normal, sıradan bir gün ama sıradan günleri resmetmeye devam etmek istedim.

Just a typical, ordinary day, but I wanted to keep pictures of ordinary days.

Evet, ama bu normal bir oyun değil.

Yes, but this is no ordinary game.

Ama bu, normal bir sarı.

But this is ordinary yellow.

Click to see more example sentences
normal natural

Çok normal ve doğal bir süreçten geçen sağlıklı bir kadın sadece.

She a healthy young woman going through a very normal and natural process.

Hiç normal ve doğru bir şey değil.

It ain't natural and it ain't right.

Bu normal, çok doğal, ben de aynısını yapardım.

It's normal, it's natural. I would, too.

Click to see more example sentences
normal standard

Eğer bu normal bir istek olsaydı standart prosedürü izlerdin, Saul.

If this were a standard request, you'd go through standard procedure, Saul.

Tuhaf, değil mi Rick? Biri bir cinayet işledi. Normal.

Strange, isn't it, Rick, someone committed a murder standard.

Yani bu normal bir antrenman değil, değil mi?

I mean, this isn't standard practice, right?

Click to see more example sentences
normal typical

Sadece normal, sıradan bir gün ama sıradan günleri resmetmeye devam etmek istedim.

Just a typical, ordinary day, but I wanted to keep pictures of ordinary days.

Bu normal bir istek değil.

That's not a typical request.

Oh Bu çok normal boktan.

Oh that is so bloody typical.

Click to see more example sentences
normal plain

Hayır, normal bir sigara.

No, just a plain cigarette.

Normal elma olur mu?

Is plain apple okay?

Bir Amerikan arabası için normal eski bir conta.

Just a plain old gasket for an American-made car.