Turkish-English translations for oğul:

son · boy · child · junior · descendant · swarm · other translations

oğul son

Seni her zaman oğlum gibi seveceğim ama, ben gerçek annen değilim.

I will always love you like a son, but I'm not really your mother.

O hala benim oğlum!

He's still my son.

Peki ya karın ve oğlun?

What about your wife and son?

Click to see more example sentences
oğul boy

Küçük bir oğlum ve küçük bir kızım var.

We have a little boy and a little girl.

O benim özel oğlum.

He's my special boy.

Senin sorunun ne oğlum?

What's wrong with you, boy?

Click to see more example sentences
oğul child

Seni kendi çocuğum gibi severim. Ama oğlum gibi, kızım gibi değil.

I love you like my own child, like boy child, not girl child.

Benim oğlum, senin kocan.

My child, your husband.

Öldür onu oğlum, öldür.

Kill him, child, kill him.

Click to see more example sentences
oğul junior

Kendini genç oğlu, Küçük George Willis ile ilgilendirir.

He concerns himself with his young son, George Willis, Junior.

Baba Fischer'ın sağ kolu, oğul Fischer'ın vaftiz babası.

Fischer Senior's right-hand man Fischer Junior's godfather.

Junior'ın oğlu musun?

You're Junior's son?

Click to see more example sentences
oğul descendant

Lam Ping Gi, Usta Lam'ın oğlu?

Lam Ping Gi, descendant of Master Lam?

Bunlar onların kızgın, mutant oğulları.

These are their angry, mutant descendants.

Earl King ve iki oğlu Tyler ve Francis Yaşlanan Soyun geride kalanları.

Earl King and his two sons, Tyler and Francis, descendents of a Senescent Dynasty.

oğul swarm

Arı oğulu gibi, efendim.

Swarms of them, sir!