odun

Ama anne, ben odamı geri istiyorum.

But, Mother, I want my room back.

Sen hiç odamı görmedin değil mi?

You've never seen my room, right?

Sen benim eski odamı al.

You get my old room.

Bir oda hala bir odadır

A room is still a room

Odamı benim için tutun, lütfen.

Hold my room for me, please.

Ben kahve yapayım sen de ateş için odun getir.

I'll make some coffee and you get wood for the fire.

O zaman odamı geri ver.

So give me my room back.

Ben de kendi odamı istiyorum.

I need my own room, too.

Biraz odun ve yiyecek getirdim.

I brought some wood and food.

Odun fırınını duydum ama daha önce hiç bir insan fırını görmedim.

I've heard of a wood oven but I've never seen a man oven before.