Turkish-English translations for olan:

one · which · y · amenable · other translations

olan one

O zaman, bu konu hakkında söylemek istediğim bir şey daha var.

Okay, well, there is one more thing that I want to say about this.

Evet, o harika biri, gerçekten hoş, ama sadece tek bir şey ile ilgileniyor, tatlım.

Yeah, he's a great guy, really nice, but he's really only interested in one thing, sweetie.

O bir gün için oldukça iyi.

That's pretty good for one day.

Click to see more example sentences
olan which

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

Bu da onlar için iyi haber.

Which will be good news for them.

O yüzden sen yapmalısın.

Which is why you should.

Click to see more example sentences
olan y

A, B, C, D, E, F, G, H, I, J K, L, M, N, O, P, Q, R, S, T, U, V, W, X, Y, Z.

A, B, C, D, E, F, G, H, I, J K., L, M, N, O, P, Q, R, S, T, U, V, W, X, Y, Z.

O halde neden hepiniz onu arıyorsunuz?

Then why y'all looking for her?

Shh.. hepiniz sessiz olun.

Shh. Be quiet, y'all.

Click to see more example sentences
olan amenable

Huzur içinde yat, amin. Onu denize atın.

Rest in peace, amen Throw him the sea

Hayır, onun ismi Amen.

No, his name is Amen.

Her defasında, Onu öp ve amin de.

Each time, you kiss it and say "amen".