Turkish-English translations for olma:

being · becoming · happening · existing, existence · maturation · other translations

olma being

Hayır. Baban için çok zor bir gün ve ailesi ile birlikte olmaya ihtiyacı var.

No, this is a very difficult day for your father, and he needs to be with his family.

Benden daha iyi bir insan olma konusunda.

About being a better man than me.

O zaman bu konuda iyi olmayı bırakın.

Then stop being so good at it.

Click to see more example sentences
olma becoming

Ama ben daha iyi bir adam olmaya çalışıyorum.

But I I am trying to become a better man.

Lütfen benim sorunum olma.

Please don't become my problem.

Centilmen olmak için sanat hırsızı olmaya gidiyorum.

I'm going to become a gentleman art thief.

Click to see more example sentences
olma happening

Ama, bir erkek olmadan bir şey yapamazsın, değil mi?

But, you can't make anything happen without a man, right?

Bir şey olmadan önce onu geri koy.

Put it back before something happens.

Bu olmaya devam edecek!

This is gonna keep happening!

Click to see more example sentences
olma existing, existence

Yani biyolojik babası kim olursa olsun o bizim kızımız ve var olmayı hakediyor.

So regardless of who her biological father is, she's our daughter, and she deserves to exist!

Christian olmadan var olduğuna bile inanmıyorsun ki sen.

You don't even believe that you exist without Christian.

Biri olmadan diğeri de olamaz.

One cannot exist without the other.

Click to see more example sentences
olma maturation

Hey, o kadar olgun olma, tamam mı?

Hey, don't be so mature, okay?

Sanırım Josh bize göre çok daha olgun olmaya başladı.

I think Josh is becoming too mature for us.

Bu kadar olgun olma.

Don't be so mature.