Turkish-English translations for olmaz:

impossible · unlikely · unseemly · other translations

olmaz impossible

Ama sonra bir şey oldu. İmkansız olduğunu biliyordum ama yine de oldu.

And then something happened, something that I knew was impossible but it happened anyway.

Muhtemelen bizim gibi insanların birlikte olması imkansız bir şey.

Probably be impossible for two people like us to get together.

İşte bu imkansız olurdu.

Now, that would be impossible.

Click to see more example sentences
olmaz unlikely

Hayır, fakat pek olası görünmüyor bu kadar yıl sonra yine aynı çatı altında bir başka cinayet.

No, but it seems so unlikely another murder all these years later, under the same roof.

Komplo teorisi gibi! Üzgünüm ama kulağa pek olası gelmiyor.

A conspiracy like that sorry, but it sounds very unlikely.

Genç bir kadın için olası olmayan bir hobi.

Seems an unlikely hobby for a young woman.

Click to see more example sentences
olmaz unseemly

Bir şey olmaz canım, sadece bir martini.

It's not unseemly, it's a martini.

Yakışık olmaz. Affedersin, Bay Ahlak.

It's unseemly. excuse me, mr. morality.